23 Mart 2006 Perşembe 00:00
238 Okunma
Melik Peygamber değil kul Peygamberdi O...
Resulullah'ın (sav) alçak gönüllü oluşu içtendi. Çok cana yakın ve içtendi. Kendisine yakın olanlarla görüştüğü gibi, kendisine yabancı olan insanlarla da görüşürdü. ~|~

Yapmacık hareketlere kaçmadan, kendisini zorlamadan ashabı, efradı ve ailesiyle konuştuğu gibi, düşmanlardan gelen heyetlerle de konuşur, hakkı açık olarak ortaya koyardı. Siması doğruluğuna şahitlik yaptığı gibi, bütün iş ve davranışları da fıtratına uygun olarak tezahür ediyordu.

Medine'de bir melik ile karşılaşılacağını tasavvur eden Hatemoğlu Adi'nin sözünü dinleyelim: "Mescitte bulunan Muhammedin yanına girdim. Kendisine selam verdim. Peygamber bana, 'Kimsin?' diye sordu. 'Hatemoğlu Adi'yim' dedim. O zaman kalktı ve beni eve götürmek istedi. Allah'a yemin ederim ki, eve götürmekte iken, yaşlı ve zaif bir kadınla karşılaştı ve kadın, özel bir işi için uzun bir zaman Onu ayakta bekletti. O zaman, "Bu melik değildir' dedim. Sonra Allah'ın Resulü beni eve götürdü ve yüzü deri, içi de hurma ağacının kabuğundan doldurulmuş olan bir yastık uzattı ve; 'Bunun üzerine otur' dedi. 'Hayır, Sen otur' dedim. Peygamber (sav), 'Yok, sen otur' dedi. Ben de yastığa oturdum. Allah'ın Resulü de yere oturdu. Kendi kendime, 'Allah'a yemin olsun ki, bu bir melik işi değildir' dedim".

İşte, Resulullah'ın fıtratı budur. Gizli bir tarafı yoktur. Ailesiyle beraber esir düşmüş ve mağlup olarak kendisine gelen Adi'yi yastık üzerine oturtuyor, kendisi ise yere oturuyordu...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100