Bu haber kez okundu.

Mesnevi'den / Gurbet
Nitekim Hazreti Peygamber sallâllâhü aleyhi ve sellem'e de Tâif'de gurbet en acı bir şekilde tattırıldı. Taşlandı ve kanlar içinde kaldı. Lâkin O, merhameti sebebiyle en şiddetli bir sabrı yaşayarak bedduâ etmedi, kendisine zulmeden Tâif halkına duâ etti. Bunun ardından mükâfât olarak mi'râc vuslatı tecellî etti.
~|~ Bunun içindir ki gurbet, elem ve ızdırap meşheri demektir. Mevlânâ Celâleddîni Rûmî Hazretleri'nin bir hikmet deryâsı olan Mesnevî'sine:
Dinle neyden çün hikâyet etmede,
Ayrılıklardan şikâyet etmede!
diye başlayarak, ayrılık ve gurbetin kavurucu ateşini eserine sertâc etmesi, bunun ehemmiyetine binâendir.
Diğer taraftan Hazreti Âdem aleyhisselâm da, hayâta başladığı yer olan cennetten ve dolayısıyla Rabbinden ayrılarak dünyâ gurbetine düşmesi sebebiyle uzun seneler gözyaşı dökmüş, hasret ve ızdırapla inlemiştir. Çünkü onun vatanı aslîsi cennet ve nezdi ilâhîdir. Bundan onun nesline de bir hisse vardır. Dolayısıyla bülbülün altın kafeste bile "vatan, vatan" diye feryâd etmesi düşünülürse, insanın ulvî bir âlemden süflî bir yere geldiğinde ağlayıp feryâd eylemesi daha iyi
anlaşılmış olur.
Hazreti Mevlânâ, gurbeti, ney'le insan arasında münâsebet kurarak şu şekilde îzâh eder:
"Ney der ki: Beni kamışlıktan kopardıklarından beri feryâd ve iniltim, cihândaki herkesi ağlattı."
"Ayrılık, bağrımı parça parça eylesin, ki aşk derdini anlatabileyim!"
"Her kim aslından uzak ve ayrı olursa o, vuslat ânını bekler durur!"
"Ben ki her meclisin ağlayanı, sâlihlerin de fâsıkların da arkadaşıyım."
"Herkes kendi zannınca bana dost olur, sohbetimden bir şeyler öğrenmek ister."
"Gerçi feryâdım, sırrımı ifşâ ediyor, lâkin birçok gönülde bunu sezecek nûr yok!
"Cân ve ten birbirinden gizli değildir. Fakat cânı, görmeye izin yoktur."
"Ney'in sadâsı ateş oldu, onu boş bir nağme sanma! Kimde bu ateş yoksa yazıklar ona!"
Hazreti Mevlânâ bir başka rubâîsinde şöyle buyurur:
"Ney'i dinle ki, neler neler söylüyor. Allâh'ın gizli sırlarını ifşâ ediyor. Yüzü sararmış, içi boşalmış, başı kesilmiş, yâhud neyzenin nefesine terkedilmiş olduğu hâlde dilsiz ve kelâmsız feryâd ederek "Allâh.. Allâh.." diyor."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100