Bu haber kez okundu.

MESNEVİ'DEN
Adetullah (İlahi Kanunlar) daki İstisnaların Hikmeti
"Kendin için Nil'den bir tas su doldur da bu eski dostun senin elinden su içsin.'" ~|~ "Kendin için doldurursan, içindeki kan olmaz. Saf ve sihirden azade olur, diye uzun uzun yalvardı. Sıptî, kıptînin mucizeyi idrak etmesi için Nil'den bir tas su doldurdu. Ağzına götürüp yarısını içti. Tası kıptî tarafına eğdi ve: "Haydi iç! " dedi.
"Kıptî, sevinerek ağzını uzattı, lakin su kıpkızıl kan oldu. Bunun üzerine sıptî, tası kendine çevirdi. Kan, tekrar saf su haline döndü. Kıptî öfkelendi. Hiddeti geçinceye kadar oturdu. Ve sıptîye döndü:
"Ey kardeş! Bu düğümün çözülmesi nasıl olur? Bunun esrarı nedir? dedi"
Sıptî:
"Nil'in bu tatlı ve berrak suyunu ancak Mûsâ'nın dînine inananlar içebilir. Sen de Firavunluk yolundan ayrılıp Mûsâ yoluna girersen ancak bu suyun berraklığına ve lezzetine kavuşabilirsin!" dedi.
Sıptî, kıptîye nasîhata devamla;
"Ay ile sulh halinde olabil ki, mehtabı göresin'' (Burada aydan maksat, Hz. Mûsâ (a.s.), mehtap ise, peygamber mucizesidir.)
"Allah'ın has kullarına karşı kinin, seni kör ve sağır ederek arana binlerce perde germiş "
"Sapıklık ve küfür vadîsinde körü körüne dolaşıyor, hakîkate ama oluyorsun''
"Dağ gibi küfrünü istiğfar ile erit ki, hidâyet bulasın! O zaman marifeti bulanların kadehinden sen de nasîbini alırsın!"
"Allah (c.c.), Nil suyunu kafirlere haram edince, sen bir hile ile, yani beni vasıta kılarak onu nasıl içebilirsin?"
"Ey kıptî, Nil'in haddine mi? İlahî emri terketsin de kafirlere su olsun"dedi.
Mevlânâ (k.s.), cemâdâttan, yani cansız zannedilen eşyadan gelen musîbetlerin kuru bir tabiat hadisesi olmayıp, ilâhî tanzîm ve ilâhi emir ile şekillendiğini ve idrak sahiplerine bir ibret tablosu olduğunu şu beyitleri ile îzah eder:
"Nil nehri ve Kızıldeniz, Allah'ın emri muktezasınca Mûsâ (a.s.) ve tabilerine yol vermiş; Firavun ve askerlerine ise, o yolu kapayıp helak etmiştir"
"Böylece Cenâb-ı Hakk, şuursuz zannedilen Nil ve Kızıldeniz'e onlara has bir idrak verir de, Mûsâ (a.s.) ile Firavun'u ayırt ederler"
"Buna muKâbil aklı olan Kâbil, bu aklın aczi sebebiyle isyana düşüp adeta akılsız ve idraksiz bir hale gelir. Katlettiği kardeşinin cesedini ne yapacağını şaşırır"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100