Bu haber kez okundu.

Mesnevi'den
Hakk'ın Tercümanlığı
A'raf sûresi, 179. ayette:
"And olsun ki biz, cin ve insandan bir çoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, bunlarla idrak etmezler. Gözleri vardır, bunlarla görmezler. Kulakları vardır, bunlarla işitmezler. Onlar dört ayaklı hayvanlar gibidir. Hatta daha sapıktırlar. Onlar, gaflete düşenlerin ta kendileridir."
~|~ Haşr sûresi, 20. ayette
"Ateş (cehennem) yârânı ile cennet yârânı bir olmaz. (Ancak) Cennet ehli olanlar muradlarına erenlerdir." buyruluyor.
Hem sûreten ve hem de sîreten, yani manen insan olanlar, Cennet yârânları, sûreten insan, sîreten (manen) hayvan olanlar ise, Cehennem yârânlarıdır.
Cehennem yârânları kendilerini uyanık sanırlar. Halbuki hakkın lezzetini tatmamış saadet fukaralarıdır.
Hem madden hem manen insan olanlar ise, uykuda bile kalben uyanıktır. Nitekim Hz. Peygamber (s. a. ):
"Benim gözlerim uyur. Kalbim uyumaz... " buyurmuştur.
Gönlü Rabbi ile dolu, Rabb'in gören gözü, işiten kulağı olan bir devlet adamı Sultan Alparslan'ın şu hali bu gerçeğe ne güzel bir misaldir:
Alparslan, 1071'de Malazgirt Meydan Muharebesi'ne girmeden bembeyaz...
Gurbet 
Tasavvuf, insan fıtratında mevcûd olan ulvîliklere âid temâyülleri, sohbet, zikir, riyâzât ve ihlâs ile geliştirerek ham insandan "insan?ı kâmil" hüviyetini ortaya çıkarmaktır. İnsanlarda istîdâd ve iktidarlar muhtelif olduğundan, tasavvufun metodlarını kullanarak insanı eşyâ ve hâdisâtın esrârından haberdâr etme, her fertte aynı derecede netice vermez. Ancak bazı temâyüllerde bütün insanlık, ?aralarında derece farkı olsa da? müştereklik arzeder. Bunlardan biri de, her ferdin, geldiği yere, yâni vatan?ı aslîsine dönme temâyülüdür.
Bundan dolayı tasavvufun bir gâyesi de, insanı "elest bezmi"nde Rabbiyle beraber olduğu vuslat iklîmine dönme husûsundaki arzu ve arayış temâyül ve istîdâdını zikirle tekâmül ettirerek şuuraltından şuûr üstüne yükseltmektir. Bu, kullukta kemâle ermektir ki, âyet?i kerîmede şu şekilde îzâh edilir:
"Bilesiniz ki kalbler, ancak Allâh'ın zikriyle mutmain olur (huzûr bulup doyum noktasına ulaşır)!" (er?Ra?d, 28)
Bu hâl, en güzel şekilde insân?ı kâmilde tezâhür eden bir keyfiyettir. Çünkü insan?ı kâmil:
"Hiç şüphe yok ki biz, Allâh içiniz ve muhakkak O'na döndürüleceğiz!.." (el?Bakara, 156) sırrına ermiştir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100