02 Ocak 2006 Pazartesi 00:00
182 Okunma
Mesneviden/ Kahr?ı İlahî?Ahmaklık
Yine aynı şekilde kuru ve sığ akılla yola çıkan feylesoflar, birbirlerini tekzip ederken; Peygamberler, vahye ve te'yidi ilahî'ye mazhar oldukları için daima birbirlerini tasdik etmişlerdir. ~|~ Kur'ân?ı Kerîm'de zikredilen ikinci sınıf ahmağa gelince, bunlar kendilerini akıllı zannedenlerdir. Dünyevî arzu ve istekleri kendilerini gaflete sürüklediği için, hakikat onlara perdelenmişdir. Bu gibiler ancak bir felakete uğradıklarında kısmen uyanabilirler.
*  *  *
Hz. İsa (a.s.) : "Evvela ruhu, sonra ceseti yaratan Cenabı Hakk'a ve O'nun sıfatlarına yemin ederim ki, o duayı yani İsm?i Âzam'ı sağır ve köre okudum; onlar iyileştiler. Yine o duayı okudum, ortasından kayalık bir dağa çatladı; ölü bir cesede okudum, dirildi; hiç bir şeyi olmayan fakire okudum, zengin oldu. Fakat o duayı bir ahmağın kalbine şefkat ve merhametle binlerce defa okuduğum halde fayda vermedi.
O ahmak, katı bir taş kesildi; lakin ahmaklığından vazgeçmedi. Çorak bir kum oldu da, ondan bir ot bile
bitmedi" dedi.
Bu sözleri duyan adamın hayreti daha da arttı ve merakla
Hz. İsa'ya (a.s.) sordu:
"İsm?i Âzam" bu kadar şeye tesir edip şifa verdiği halden için ahmaklığa tesir edememiştir? Halbuki diğerleri de bir hastalıktır; onlara deva olup da buna olamayışının sebeb?i hikmeti
ne olabilir?
Hz. İsa (a.s.) cevap verdi:
"Ahmaklık, kahr?ı ilahî olan bir hastalıktır. Diğerleri ise körlük gibi kahr?ı ilahî'ye uğramayan ibtilalardır. İbitla da bir hastalıktır; ancak sadece mübtelasına acınır. Ahmaklığa gelince o da bir hastalıktır, lakin ekseriya başkasını yaralar ve zarar verir.
"Ahmaklık damgası Allah'ın bir mührüdür. Ona hiç kimse çare bulamaz."
Kur'ân?ı Kerîm'deki iki çeşit ahmaklıktan bahsedilmektedir. Bunlardan birinci sınıf, kafirler ve müşrikler olup, Allah Teala Hazretleri bunlar hakkında şöyle buyurmaktadır:
"Çünkü onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeble düşünemez ve idrak edemezler." (Bakara 2/171)
Ebu Cehil, Ebu Lehep, Muğire b. Şu'be v.b. kimseler kalpleri mühürlü, sağır kör ve dilsiz olduklarından hidayete eremediler. Bu yüzden onlar:" Biz sana inanırsak Kureyş'in kadınları bizi ayıplar" veya "Peygamberlik bize gelmeliydi. Çünkü, bizim malımız ve çocuklarımız daha çoktur" diyerek akıl ve mantık dışı şeyler söylemişlerdir. Öyle ki, Resûlullah'ın hak peygamber olduğunu çok iyi bildikleri halde ahmaklıkları sebebiyle mat ve inkar etmişlerdir.
Yine aynı şekilde kuru ve sığ akılla yola çıkan feylesoflar, birbirlerini tekzip ederken; Peygamberler, vahye ve te'yidi ilahî'ye mazhar oldukları için daima birbirlerini tasdik etmişlerdir.
Kur'ân?ı Kerîm'de zikredilen ikinci sınıf ahmağa gelince, bunlar kendilerini akıllı zannedenlerdir. Dünyevî arzu ve istekleri kendilerini gaflete sürüklediği için, hakikat onlara perdelenmişdir. Bu gibiler ancak bir felakete uğradıklarında kısmen uyanabilirler.Mevlana yine ahmaklık hakkında şöyle buyuruyor:
"Ahmaklardan kaç ki, İsa (a.s.) onlardan kaçtı. Ahmakla sohbet nice kanlar dökmüştür."
Tarihte üzücü bir olay olarak yer alan Timur ile Yıldırım Bayezid'in Ankara muharebesi, ahmakça bir inatlaşmanın neticesinden başka bir şey değildir.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100