Bu haber kez okundu.

Mesnevi'den/ Muhabbet ve husumet
Beşerî hayatı yüceltmek veya alçaltmak husûsunda muhabbet ve husumet kadar müessir olan hiçbir şey mevcut değildir. ~|~ Layık olana muhabbet, müstahakkına husumet, hayatı alabildiğine yükseltip ulvîleştirirken, bunun aksine hareket de hayatı, alabildiğine süflîleştirir. Beşerî hayatı yüceltmek veya alçaltmak husûsunda muhabbet ve husumet kadar müessir olan hiçbir şey mevcut değildir. Layık olana muhabbet, müstahakkına husumet, hayatı alabildiğine yükseltip ulvîleştirirken, bunun aksine hareket de hayatı, alabildiğine süflîleştirir.
Firavun, Hz. Musa'nın (a.s.) tevhid mücadelesinden, saltanatını kaybetme endişesi ile korktu, ürktü, şaşkınlık içinde Mısır sihirbazlarını topladı ve Musa (a.s.) ile müsabakaya çıkardı.
"Ya Musa, sen mi önce asanı atarsın, yoksa biz mi atalım?" diyerek. Hz. Musa'ya (a.s.) hürmet ve nezaket gösterdiler.
Musa (a.s.) ise onlara:
"Siz atacağınızı atın!" dedi. (A'raf, 115?116)
Sihirbazlar, Firavun ve Mısır halkının önünde yere bir kaç değnek ve ip attılar. Onlar da kıvrılıp yılan gibi görülmeye başladılar. Sonra emr?i ilahi ile Musa (a.s.) asasını attı. Asa, kocaman bir ejderha olup meydandaki sihir aletlerini yuttu. Sihirbazlar, bu halin beşerî bir sanat ve marifet değil, ilahî bir mucize olduğunu anladılar. Çünkü sihir olsaydı atılan değnek ve ipler, sihir bozulduğunda yerinde kalırdı. Halbuki, sihirbazların sihirleri bozulup iptal edildiği gibi, aynı zamanda değnek ve ipler de tamamen ortadan kaldırılmıştı. İşte bu mucizeyi gören sihirbazlar:
"Biz, Musa ve Harun'un Rabbine îman ettik!" diyerek secdeye kapandılar.
Firavun buna çok öfkelendi:
"Benden izin almadan nasıl îman edersiniz? Demek ki, Musa sizin üstadınız imiş: Siz bu işi ondan öğrenmişsiniz! O halde sizin el ve ayaklarınızı çapraz kestirerek sizi ölüme mahkum ediyorum!" dedi.
Sihirbazlar da Firavun'a tavır koyarak:
"Seni, bize gelen apaçık bir mucizeye tercih edemeyiz!. Sen fiilinde serbestsin. Dilediğin zulmü yapabilirsin, işkencen bize zarar veremez. Hükmünse, yalnız bu dünya hayatında geçerlidir. Oysa biz, Allah'a (c.c.) döndürüleceğiz." dediler.
Mevlana (k.s.) bu hadisenin derunî vechesini şu şekilde tahlil eder:
"Mel'un ve zalim Firavun, sihirbazları, îmanlarından dolayı ölümle tehdit ederek:
"Elinizi ve ayağınızı çaprazlama olarak kestireceğim.. Sonra da sizi affetmeyip astıracağım!" demişti."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100