Bu haber kez okundu.

Mesnevi'den/ Muhabbet ve husumet
"Firavun, o anda sihirbazların korkacaklarını, ürkeceklerini ve titreyerek kendisine boyun eğeceklerini sanmıştı." ~|~ "Ama Firavun bilmiyordu ki, o sihirbazlar, korku ve endişeden kurtulmuşlar. İlahî esrar ve hakîkata vakıf olmuşlardı."
"Onlar, felek havanında yüz kerre dövülüp un haline gelseler dahi, artık gölgelerini kendilerinden ayırt etme irfan ve basîretini göstermişlerdi." Yani, ruhun asıl, cesedin ise bir gölge olduğunu anlamışlar ve bir an önce bu gölgeyi feda edip "fena fillah" makamına ulaşmışlardı.
"Ey insan, bu dünya bir uyku ve ru'yadan ibarettir. Sen oradaki cümbüş ve debdebeye sakın aldanma! Şayet ru'yada elin kesilse veya vücudun lime lime doğransa bile korkma! Zira Hz. Peygamber (s.a.):
"Bu dünya, bir ru'yadan ibarettir." buyurmuştur."
Görülüyor ki, sihirbazların Musa'ya (a.s.) birazcık olsun tazim göstermeleri, kendilerine îmanı bahşetmiştir. Firavun'un akıbeti ise, Kızıldeniz'in girdapları içinde bir cehennem yolculuğuna dönüşmüştür. Arkasında bıraktığı nam da, zulüm sembolü olmaktan başka birşey değildir.
Şu halde hayatın temeli, davranışlara vücud veren hayal, his ve fikirlerden ibarettir, insan, muhabbet ve husumet arasında bir meddü cezre me'murdur. Peygamber ve velîler, insana dünya ve ahiret saadetini kazandırmak üzere, hayatı, hakîkî mecraına oturtan güneşlerdir. Baharın toprağı yeniden dirilttiği gibi onlar da beşeriyyetin ölü dimağına canlılık verir, ham kalblerini fuyuzat ile doldurup Hakk'a yöneltir. Beşerin muhtaç olduğu huzur ve yaratılış gayesine yönelme böylece tahakkuk eder.
Ezelde, Cenab?ı Hakk'ın yalnız kendisi varken, bütün bu varlıklar alemi (alem?i kesret) muhabbet sebebiyle vücuda gelmiştir. Varlıklar içinde imtihan şartlama tabi kılınarak yaratılmış olan ins?ü cin (insanlar ve cinler), ancak ve ancak muhabbetullah ile tatmin bulan bir sevme istîdad ve iştihası ile hallendirilmişlerdir. Geldiği yere nisbetle devamlı gurbette bulunan ins?ü cinnin elem ve ızdıraplarını dindirerek onları sükun ve huzura kavuşturacak olan asıl müessir, muhabbetullah olan sevme meylinin tatminidir.
Mevlana (k.s.) buyurur:
"Peygamberler ve onların varisleri, yani insan?ı kamil olanlar, beşeriyet nikahı ile örtülmüş birer güneştir. Onların himayesine sığın ki, seninle binbir pazarlık yaparak sana düşmanlık eden nefsinin elinden kurtulasın!"
Bayezid?i Bistamî'ye (k.s.) müracaat eden bir derviş:
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100