Bu haber kez okundu.

Mesneviden/ Nefis neden vardır?
Hz. Peygamber (s.a.) buyurur:
"Cennet, nefsin sevmediği şeylerle , cehennem ise, şehvetlerle çevrilmiştir." ~|~ Nefs engelini aşabilmek, Peygamberlerin ve inkıtasız (kesintisiz) gelen ve varisleri olan evliyaullah'ın elinden tutmak, onlara bey'at etmek ve onların terbiyelerine teslim olmakla mümkün olur. Nitekim Kur'ân'ı Kerîm'de:
"Allah'ın eli, onların eli üstündedir." âyetindeki "onların eli"nden maksad, Allah'a (c.c.) bey'at eden Hz. Peygamber ( s.a.) ile ashabının elleridir. Aynı şekilde ehlullahda, hatta aciz bir dervişde bile, elden ele Rasûlullah'a (s.a.) ve o vasıta ile Allah'a (c.c.) yed?i kudretine ve Hz. Peygamber'in (s.a.) yed?i bey'atine vasıl olan kâmiller de fevkalade işler görülebilir. Fail?i Mutlak, Cenâb?ı Hak'dır. Evliyaullah'da bu tasarrufa mezun ve selahiyeti olanlardır.
Aşkın hakikisi ve mecâzisi vardır. Hakikisi, Allah (c.c.) sevgisinden ibarettir. Mecâzisi ise, mahlukattan birine bağlılıktır. Aşık, tek bir varlığa bağlandığı için, diğer bağlantılardan kurtulmuştur. "Çünkü, sevgiden başka bir şey düşünmez ve görmez. Mecnun, son anlarda öyle bir hâle geldi ki, dostu?düşmanı, kendisini, hatta Leylâ'yı bile tanıyamaz oldu. Kendini Leylâ farzetmeğe başladı. Mevlâna (k.s.), bu hususta buyurur:
"Allah, Bir ten aşkından (yani, Leylâ yüzüden) Mecnun'u dost ve düşmanı fark etmeyecek bir hale getirmiştir.
Peygamber aşığı Fuzuli ise, meşhur Su Kasidesi'nde Rasulullah'ı hiçbir gül ile kıyaslayamaz hale gelmiştir:
"Sûya virsün bağban gülzarı rahmet çakmesün, Bir gül açılmaz yüzün tek virse bin gülzare su"
(Bahçıvan gül bahçesini sulamak için zahmet çekmesin! Zira, bin tane gül bahçesi sulasa, senin yüzün gibi bir gül açılmaz!..)
Mevlânâ (k.s.), bu muhabbeti şöyle dile getirmektedir:
"Cenâb?ı Hakk, bir yudumcuk ilâhi muhabbete öyle bir hassa vermiştir ki, ondan nasip alan, iki âlemin endişesinden kurtuluşa erer." Yani, ilâhi muhabbet ile mest olan kimse, âleme haset etmekten, halkın ayıp ve kusurunu görmekten âzâd olur. Böylece kâmilleşir. Ve menzil?i maksuduna erer. İşte bu da, aşk?ı safi, hubb?i ilâhidir.
Bir mürşid?i kâmil, ilâhi tasarrufla müridlerini kendine bağlar, onları süfli alakalarından kurtarıp ulvi bağlantılarda derinleştirir. Böylece kendisi, ilâhi aşkın basamağı olur.
Şeyh Sadi Gülistan'ında mürşid?i kâmilin bu tâsârrufunu şu hikâye ile anlatır:
"Birgün hamamda dostlardan biri bana güzel kokulu bir kil (temizleyici toprak) parçası verdi. Kile sordum:
"? A mübarek, sen misk misin, amber misin? Senin gönül çekici güzel kokunla mest oldum."dedim. Kil bana şöyle cevap verdi:
"? Ben bir gülün toprağıydım. O gülün yaprakları seher şebnemleriyle dolar, benim üzerime ağlayarak damlardı. Ben yaşlarla hamur gibi yoğruldum. Ben aslında alelâde bir kilim... Bu koku onundur.
Cenâb?ı Hakk, kâinâtı insan için yarattı. Karada, denizde ve havada bütün eşyayı, insanın emrine amade kıldı. Buna mukabil, dağların ve göklerin taşıyamayacağı ilâhi emaneti, insan yüklendi.
İnsan, kendisine ve kâinât manzumesine ibret nazarı ile baktığı zaman, dünya hayatını nasıl yaşayacağını düşünmeğe mecburdur. Ciddi yaşaması icâb eden her insanı, hayatta en çok alâkadar eden gerçek, "Ölüm" hadisesidir. O muhteşem veda, insan için ne büyük bir ibret tablosudur. "Ölüm", dünya hayatında sadece et ve kemikten meydana gelen toprak yapısını, yani nefsaniliğini geliştirip ruhani yapısını cılızlaştıranlar için, ne hazin bir sondur!
Allah Rasûlü (s.a.) dünya hayatını tarif eden bir hadis?i şerifinde:
"Dünya benim neme gerek?.. Benim halim dünyada bir ağaç altında oturup gölgelenen, sonra da yerini bırakıp giden binitli bir yolcuya benzemektedir," buyururlar.
Ya Rabbi, muhabbetin ve rızan, saadet cennetlerimiz olsun!...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100