Bu haber kez okundu.

Mesneviden/ Varlık Duvarı
(Cenâb?ı Hakk'ın nazargahı ve O'nun sevgili peygamberi Hz. Muhammed Mustafa'nın (s.a) makamı ve beldesi olan bu yerde edebe riayetsizlikten sakın!.) ~|~

"Murâât?ı edeb şartıyla gir Nâbî bu dergaha,
Metâf?ı kudsiyândır, büsegâh?ı
enbiyâdır bu."
(Ey Nâbî, bu dergâha edep kaidelerine uyarak gir! Burası, meleklerin etrafında pervane olduğu ve peygamberlerin (eşiğini) öptüğü mübarek bir makamdır.)
Bu durum karşısında çok heyecanlanan Nâbî, müezzini bulur :
"? Bu na'tı kimden ve nasıl öğrendiniz ?" diye sorar
Müezzin : "? Bu gece Allah Rasûlü (s.a) rü'yâmızda bize,
"Ümmetimden Nâbî isimli bir şair beni ziyarete geliyor. Bu zat bana son derece aşk ve muhabbetle doludur. Bu aşkı sebebi ile onu Medîne minarelerinden kendi na'tı ile karşılayın!.." buyurdu.
Biz de bu emr?i nebeviyyeyi yerine getirdik " der.
Nabî, hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlar. Hem ağlar, hem de şunları söyler :
"? Demek ki bana Allah'ın Rasûlü (s.a.) "ümmetim" dedi.
Demek ki, iki cihan güneşi beni ümmetliğe kabul buyurdu!..Mevlid yazan Süleyman Çelebi :
"Bir aceb nur kim güneş pervanesi..." mısraı ile güneşin Allah Rasûlü (s.a.) ne pervane olup etrafında döndüğünü yani, cemadatın dahi O na aşık olduğunu ne güzel ifade eder.
Bu ince ruhlu zarif mü'minler, Rasûlüllah (s.a)'ın hakîkatine yaklaşabilmek için O'nun rühaniyeti etrafında pervane olup yolunda fanî olmayı, dünyanın büyük nimeti sayarak ilahî lezzetlere gark olmuşlardır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100