Bu haber kez okundu.

Mevlana'da oluş sırrı
Zaman ölçüleri, günler, aylar, yıllar, çağlar ve devirlerle bu isim ve hakikatlerin küllî ve kuşatıcı hükümleri, "an"larla da "zât " hükümleri görülür. "Devir" ve "an" iki asıldır. Bunlar arasında saatler, günler, aylar ve yıllar vardır. "An" bölünemeyen zamandır. "Zaman" anın tecellisi, sürekliliğidir. Bu görünüm mekanı oluşturur. Yani mekan hareketin görünümüdür.

Mesela atomun yapısına bakılsın. Atom, proton, nötron ve elektronlardan oluşur. Bu taneciklerin tecelli sonucu vücuda gelmeleri an, an'ların ard arda oluşu 'zaman', bunun sonucu oluşan görünüm de 'mekan' olur. Tecelli yani hareket durunca, zaman ve mekan da yok olur. Yani hiç olur. Nitekim Kur'an?ı Kerim'de, "Allah'tan gayri herşey yok olucudur, Allah bâkîdir." buyrulmaktadır.

Varlığın devam ettiğini de, "Her an bir başka oluştadır." ayeti ifade etmektedir. An, madem ki, Allah'ın tecellisidir, Mevlâna'nın buyurduğu gibi, Allah, zamanın zamanı, mekanın da mekanı olur. O zaman, an'ın hareketinden saniyeler, saniyelerin haretinden dakikalar, dakikaların hareketinden de saatler ve günler oluşur.

Peygamberimiz bir hadisi şeriflerinde: "Benim Allah ile öyle bir vaktim var ki, onda bana ne bir melek, ne de mürsel bir peygamber yetişemez." buyurmuştur.

Ve yine buyurmuştur: "Rabbimin indinde sabah ve akşam yoktur. Zaman, melekût mertebesinde 'dehr' adını alır. Dehr'e sövmeyiniz. Çünkü 'dehr' Allah'tır."

O halde her tecelli Hak'tır. Nitekim ayet?i kerimede, "O, evvel, ahir, zahir, batın'dır." buyurulmuştur.

Zaman, Berzah mertebesinde asr adını alır: "Asra yemin olsun ki, insan ziyandadır." Asr, mülk ve şehadet mertebesinde zaman adını almıştır. İnsan, âlem gibi, Allah'ın zat, sıfat ve isimlerinin tecellisinden vücut bulmuş bir varlıktır. Onda ezelî ve ebedî olan zat tecellisi ile fena bulacak, yok olacak tecelliler vardır. Yani insan bir yönü ile mahluk alemine, diğer yönü ile de Vacibu'l?Vücud'a açılan iki yönlü bir varlıktır.

İnsan, Allah'ın zât, sıfat ve isimlerinin tecellilerinden vücut bulmuş ekmel bir varlıktır. Kainatta her ne varsa bunların tamamı onda mânâ olarak mevcuttur. Onun vücut anatomisi yani biyolojik varlığı, bitki ve hayvanları oluşturan maddelerden mürekkeptir. Bunların esası da topraktır. İnsan vücudu, kalbini örten bir örtü mesabesinde olan kıymetli bir unsurdur. O mekanda Allah'a ait sırlar ve muhabbet vardır. Ruh, merkez olarak kalpten bütün vücuda tasarruf eder. Onun tasarrufunun devamına hayat, kesilmesine ölüm denilir. Yani ruhun bedenle beraber oluşu, canı, hayatı; ayrı oluşu, ölümü haber verir. O halde onun iki yönü vardır. Biri maddesi, yani vücut anatomisi, diğeri mânâsı, yani ruh cevheridir. Ruhun mahiyetini akıl idrak edememekle beraber Allah'tan bir nefha olduğu âyetle sabittir. Ve de insan ruh vesilesiyle Allah'ın yeryüzündeki halifesidir. Halife aslın aynı değildir. Yalnız asılda olan bazı özellikler halifede vardır. Olmasa halife olamaz. Asıl ile halifenin müştereklikleri vardır... ~|~
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100