Bu haber kez okundu.

Muhyiddin-i Arabi'den Altın Tavsiyeler

Mal fitnesinden Allah\'a rücuun sureti: Mal ve servet sahiplerine bütün kalblerde meyi ve tazim vardır. Bâzı işler, mal ile kolaylaşır. Arifler, malda da veçh-i ilâhiyi aradılar. Malı olan karz-ı hasen (güzel ödünç vermeye denir) verir. Allah\'ın “karz-ı hasen verin” emrine muhatab olur. Sadaka verildi mi yed-i llâhi\'ye düşer, vuslata sebep olur.
“Kulum, senden yiyecek istedim vermedin” derken Allah, kendini sail menziline tenzil ediyor. Ehl-i servet, verici mevkiinde bulunuyor. Mal muhabbeti fitnedir amma; insanı Allah\'ın rızasına da götürür.
Evlâd fitnesinden Allah\'a rücu: Evlâd, babanın ciğer paresi, ona muhabbet nefse muhabbettir. Allah, kulunu kendinden çıkan şeyle imtihan ediyor. Evlâdına muhabbeti, mükellef bulunduğu hukuku yerine getirmeğe, perde olacak mı olmayacak mı? Nebi Aleyhisselâm, “Muhammed'in kızı Fatıma, sirkat etse idi onun da elini keserdim” demekle, hakkı ikameyi tercih ediyor. Allah\'ın hükmünü ifade, nefsine hiç sıkıntı gelmiyor.
Nefsinde Hakkı ikame ettiğinden dolayı, inşirah duyması evlât fitnesinden Allah\'a rücuunu ispat ediyor.
“Çocuğu ölüp de sabreden babaya, Cennet\'ten başkası verilmez” buyrulması, fitneden Allah\'a rücuun mükâfatını gösteriyor.
Riyaset fitnesinden Allah\'a rücuun sureti: İnsanın içinde öyle gizli şeyler var ki, insan kendini bilmez. Allah-ı Zül Celâl, zaman zaman onları meydana çıkarır, insan kendini bilmez. Doktora muayene olan insan, kendini, bende ne var diye doktora sorar. “Nefsini bilen, Rabbini bilir” derler. Herkes nefsini bilmez. Halbuki nefs, kendinin aynıdır.
Allah, o gizli hallerini çıkardıkça kendini bilmeye başlar. Sıddıklerin kalbinden en son riyaset muhabbeti çıkar. Söz ve riyaseti görünce adalet ve Allah\'ın kullarına hizmet, dini ihya, mü\'minleri muhafaza etmeyi nefsinde görür ve riyaset ister amma, nefsi için değil Allah için istediğinden. Riyaset yoluyla Allah\'a gider.


***

Allah\'ın, kullarında en büyük hakkı, şirk etmemektir. Şirk iki kısımdır. Birisi açık şirk, diğeri gizli şirk\'tir.
Her şeyi yaratan, alan, veren Allah'tır. Yalnız, dünyada bir takım sebepler koymuş, alemde cari hadiseleri o sebeplere bağlamış. Onların sebepler, kanunlar olduğunu unutup onlara meyletmek ve işlerini onlara bağlayıp Allah\'ı unutmak, gizli şirktir. Mü\'mine en zararlı şey, esbaba bağlı olmaktır.
Allah\'ın varlığını, birliğini hemen hiç inkâr eden yoktur. Allah\'ın ilahlığında şirk, açık şirk\'tir. Dünya gavurlarının ekserisi, evveliyetle şirk edenlerdir. Allah\'ı fiillerinde birlemeyenler, gizli şirk erbabıdırlar.
Hadis-i şerif meali: “Allah\'ın, kullarında hakkı nedir bilir misiniz? Allah\'a ibadet etmek, hiçbir surette şirk etmemektir.”
Sonra, Resulullah şöyle buyurdu: “Şirk etmeyenlerin Allah\'a hakkı nedir bilir misiniz? Onlara azab etmemektir.”
Şirkin iki nevinde de azap vardır. Mü\'min bilmeli ki; esbab Allah\'ın kanunları ve âdetleridir. Bir şeyin meydana gelmesinde hakiki müessir değildirler. Allah, isterse esbabsız da yapardı diye inanmalı...
İnsanların en zayıf yerleri rızıktır. Rızkını servetinden gücünden, kuvvetinden veya efendisinden bilip onlara bağlı bulunanlarla, “Rabbim bana çalışmayı emretti. Rızkımı verecek. Bunlar birer sebeptir. Bunlara sarılarak rızkımı aramak benim vazifemdir. Bu âlemde Allah\'ın, âdeti ve kanunu böyledir” diyenler arasında fark vardır. Birisi, mü\'min ve mütevekkildir. Sebeblere bağlı olanlarda ise, gizli şirk vardır. Kendini yokla, eğer, tamamen sebeplere bağlı isen, şirkten daha kurtulmamışsın. Senin için azap vardır. Eğer, kalbin Allah\'a bağlı, sebeplerin varlığı, yokluğu nazarında müsavi ise, mü\'minsin.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.