Bu haber kez okundu.

Mü’min gösterdiği merhametle Cennet’e girer
İmam Gazali Hazretleri şöyle aktarıyor:
Bildirildiğine göre, bir gün Hz. Ömer kapı kapı dolanarak dilenen yaşlı bir gayri müslim ile karşılaşınca der ki: “Sana karşı haksızlık ettik, gençliğinde senden cizye aldık, simdi ise seni perişan bıraktık.”
Arkasından da, adamın ölünceye kadarki geçiminin beytülmalden karşılanmasını emreder. 
Hz. Hasan'ın (a.s.) bildirdiğine göre, Peygamberimiz (s.a.a.) şöyle buyuruyor: “Ümmetimin seçkinleri, çok oruç tuttukları için ve çok namaz kıldıkları için değil, herkese karşı temiz kalpli, cömert ve merhametli davranmaları sayesinde Cennet'e girerler.” 
Yine Peygamberimiz (s.a.a.) buyuruyor ki: "Merhametlileri, Rahman olan Allah (c.c.) esirger. Yeryüzündekilere karşı merhametli davranınız ki, gökte olan da sizi esirgesin." 
Yine Peygamberimiz (s.a.a.) söyle buyuruyor: "Başkalarına karşı merhametli davranmayanlar, esirgenmez. Başkalarının kusurlarını bağışlamayanların günahları affedilmez." 
Mâlik ibn-i Enes'den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Peygamberimiz (s.a.a.) söyle buyuruyor: “Yâ Enes, su dört şey Müslümanların senin üzerindeki haklarındandır: 
1- İyilerini destekleyeceksin.
2- Günahkârları için Allah’tan af dileyeceksin. 
3- Hastalarını ziyaret edeceksin. 
4- Tövbekârlarına sevgi göstereceksin.” 
Bildirildiğine göre, bir gün Hz. Mûsâ (a.s.) Allah’a (c.c.), “Yâ Rabbi! Beni ne yüzden kendine safi yaptın?” diye sorar. Allah (c.c.), “Yaratıklarıma karşı merhametli davrandığın için” diye cevap verir. 
Anlatıldığına göre, sahabilerden Ebu'd-Derda (r.a.) çocukların arkasından gider ve yakaladıkları serçeleri onlardan satın alarak, “Haydi gidin” diyerek salıverirdi. 
Peygamberimiz (s.a.a.) şöyle buyuruyor: "Birbirlerine merhametli davranmakta, sevişmekte ve aralarında yakın münasebetler yürütmekte mü'minler, bir yeri sancıdığı zaman geriye kalan kısmının ateşi çıkan ve uykusu kaçan canlı bir vücut gibidir." 
Büyük bir kitlik yılında İsrailoğullarından bir abid, yolda yürürken bir kum yığınına rastlar, o anda içinden, “Keşke, şu kum yığını un olsaydı da İsrailoğullarının karnını doyursaydım” diye geçirir. Bunun üzerine Yüce Allah (c.c.), İsrailoğullarının o günkü peygamberine bildirir ki: “Falana söyle; o kum yığını un olsaydı da halkın karnını doyursaydın elde edeceğin sevabı Allah (c.c.) senin amel defterine yazmıştır.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100