24 Temmuz 2014 Perşembe 00:03
682 Okunma
Mü’minler, mü’minleri ziyaret ederler
Bekr b. Muhammed rivayet eder:
“Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki: Müslüman kişi Müslüman kardeşini Allah için ziyaret ettiği anda Allah Azze ve Celle ona şöyle seslenir: Ey ziyaretçi! Ne mutlu sana, Cennet mübarek olsun sana.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 334).
Ukbe rivayet eder:
“Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık Aleyhisselam) şöyle buyurdu:
“Bir mü’mini Allah için ziyaret etmek on mü’min köleyi azat etmekten daha hayırlıdır. Kim mü’min bir köleyi azat ederse, her bir organ bir organı ateşten korur. Hatta ayıp yerler de ayıp yerleri korurlar.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 335).
Safvan el-Cemmal rivayet eder:
“Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık Aleyhisselam) şöyle buyurdu:
“Üç mü’min, bir kardeşlerinin yanında bir araya geldikleri zaman, onun şerrinden emin olurlarsa, onun başlarına bir iş açmasından endişe etmezlerse, onun yanındakini umarlarsa, Allah’a dua ettiklerinde icabet eder, istediklerini de verir, daha fazla istediklerinde daha fazla verir. Sustuklarında kendiliğinden verir.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 336).
es-Sekunî rivayet eder:
Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık Aleyhisselam) şöyle buyurdu:
“Emir’ül-mü’minin (Ali b. Ebu Tâlib) buyurdu ki: Kardeşlerin buluşması, sayıları az da olsa büyük bir ganimettir.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 336).
Hişam b. Salim rivayet eder:
Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık Aleyhisselam)’a, musafaha etmenin süresinin ne kadar olduğunu sordum.
Buyurdu ki: “Bir hurma ağacının etrafında dolaşmanın süresi kadardır.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s.339).
Rezin rivayet eder:
Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık Aleyhisselam) şöyle buyurdu:
“Müslümanlar, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve alihi) ile beraber bir savaşa gittiklerinde, ağaçlık bir yerden geçip düz ve ağaçsız bir yere ulaşınca, birbirlerine bakar ve musâfaha ederlerdi.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 340).
İshak b. Ammar rivayet eder:
Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık Aleyhisselam)’ın yanına gittim, yüzünü ekşiterek bana baktı.
Dedim ki: “Bana karşı sergilediğin bu değişik tavır nedir?”
Buyurdu ki: “Senin, kardeşlerine karşı tavrını değiştirmenden dolayı tavrımı değiştirdim. Duydum ki, ey İshak! Kapına bir kapıcı dikmişsin ve bu kapıcı Ehl-i Beyt’i sevenlerin fukaralarını senden geri çeviriyormuş.” 
Dedim ki: “Sana feda olayım, ben meşhur olmaktan korktum.” 
Buyurdu ki: “Beladan korkmadın mı? Bilmiyor musun ki, iki mü’min karşılaştıkları zaman, musâfaha ederlerse Allah Azze ve Celle üzerlerine rahmet indirir. Bu rahmetin yüzde doksan dokuzu, arkadaşını en çok seven kimseye aittir. Eğer birbirlerinin yanında dururlarsa rahmet bürür onları. Oturup konuşurlarsa, muhafaza melekleri birbirlerine şöyle derler: Bir kenara çekilelim belki de onların bir sırrı vardır. Allah onların üzerine bir perde çekmiştir.”
Dedim ki: “Allah Azze ve Celle, ‘İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetmeyen biri bulunmasın’ (Kaf, 18) buyurmamış mıdır?” 
Dedi ki: “Ey İshak! Eğer muhafaza melekleri duymuyorlarsa, sırları bilen Allah Azze ve Celle duyuyor, görüyor.” (Usul-i Kâfi, s. 341-342).
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121