19 Nisan 2007 Perşembe 00:00
433 Okunma
Namaz dinin direği Hakk'a vuslatın vasıtası
Namazda vesveseyi nasıl terkedeceğiz? Ben bunu daha önce de anlatmıştım. Namaz, bir fotoğrafçının banyo odasına benzer. Fotoğraf makinesi bütün görüntüleri alır, filme aldığı görüntüleri getirir banyosuna kor, orada ne çekti ise o çıkar. ~|~

Dikkat edilirse insanların gözü, kulağı, duyu organları birer fotoğraf makinesi gibi hayatı resmediyor. Namaz da bizim banyo odamız. Kimi, neyi çekti isen namazda önüne o geliyor. Ne yaptın? Ticaret yaptın. "Allah?u Ekber", başlarsın müşteri ile pazarlık etmeye. "Keşke şunu şöyle yapsaydık, bunu böyle yapsaydık" demeye. Hanımınızla kavga etmişseniz, aranız bozuksa onu düşünürsünüz.

Kısaca demek istediğim, namaz dışında fotoğraf makinesi ile neleri çekti isek namaz denilen banyo odasında onlar kalbimize, önümüze çıkıyor. Peki ne yapalım ki çıkmasın? Onun için bu dil ile bu kalp namazın dışında da hep Allah'la beraber olacak. "Lailaheillallah, lailaheillallah, lailaheillallah" veya "Allah, Allah, Allah" diyecek. Bu daim zikir olur. O zaman fotoğraf makinesinin resmettiği senin zikrin olur. Namaza durursun gene zikirle meşgul olursun. Namazdan çıkarsın gene zikirle meşgul olursun.

İki iki aslan bir postta oturmaz. Bir ben, bir de O olunca, gelir mi Allah senin olduğun yere. Onun için Kur'an'ın buradaki nüktesi çok büyük, yüce bir ifadedir. Allah anlayanlardan eylesin! Muhammed (as) kendi benliğini kaybedip, Hakk'ı benliğinde hakim kılmış. Yani O'na kul olmuş. Benliği olsaydı, O Muhammed kul olmayacaktı. "Abd" olmayacaktı. Ne olacaktı? Beşer olacaktı. Bir nükte ile "Ben sizin gibi bir beşerim" de diyor. "O yönüm de var" diyor. Ama kulluk o kadar üstün ki, O'na çıkmak/mirac etmek için illa da kul olmak lazım. Burası çok mühimdir.
O halde, "Arif?i billah/Allah'ı bilmek" kadar kullukta büyük bir gaye yoktur. Allah'ı bilmek. "Ben insanları ve cinleri ancak Bana ibadet etsinler diye yarattım." (Zariyat, 51/56).

Ariflerin bir çoğu, ayette geçen, "liya'budûn/ibadet etmek için" kelimesini, "Allah'ı tanımak, bilmek" olarak anlarlar. Ben de şimdi ikisini birleştiriyorum. Yani ariflerin dediği ile alimlerin dediğini.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100