09 Mayıs 2015 Cumartesi 00:14
718 Okunma
‘Namazı, Beni hatırlamak için kıl’
İmam Gazali Hazretleri namazda huşû konusunda buyuruyor ki:
Allah (c.c.) buyuruyor ki: “Namazlarında huşû içinde olan mü’minler kurtuluşa ermişlerdir.”
Bilesin ki, dil âlimleri “huşû” kelimesini korkmak ve çekinmek gibi kalp eylemlerinden sayar, bazıları da sükûnet, öteye–beriye bakmamak ve oynamamak gibi davranış eylemlerinden kabul eder.
Fıkıh âlimleri huşûun namazın farzlarından mı olduğu, yoksa faziletlerinden mi sayılması gerektiği hususunda anlaşmazlık halindedirler, her iki görüşü de ileri sürenler vardır.
Birinci görüşü savunanlar şu hadis ve âyete dayanıyorlar. Peygamberimiz (s.a.a.) buyuruyor ki: “Kulun ancak aklı tam yerinde iken kıldığı namaz, namaz yerine geçer.”
Allah (c.c.) buyuruyor ki: “Namazı, Beni hatırlamak için kıl!” (Tâhâ: 14). İlk görüşü savunanlara göre gaflet hali zikirle, yani Allah’ı hatırda tutma eylemi ile bağdaşmaz, bu yüzden ulu Allah, “Sakın gafillerden olma” diye buyurur.
Beyhakî’nin Muhammed ibn–i Sirin’den (r.a.) rivayetine göre Muhammed ibn–i Sirin şöyle demiştir: “Haber aldım ki Peygamberimiz (s.a.a.) namaz kılarken gözlerini havaya kaldırdığı için bu âyet inmiştir.”
Abdurrezzak’ın (r.a.) aynı konudaki rivayetinde bu âyet inince Peygamberimizin kendisine namazda huşû içinde olmasını ve gözlerini secde yerinden ayırmamasını emrettiği ilâve edilmektedir.
Hakim ve Beyhakî’nin birlikte Ebu Hureyre’den naklettiklerine göre Peygamberimiz (s.a.a.) namaz kıldığı vakit gözlerini semaya dikerdi. Bunun üzerine kendisine yukarıdaki âyet inmiş, O da hemen başını eğmişti.
Hasan’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (s.a.a.) şöyle buyuruyor: “Beş vakit namaz, birinizin evinin önünden akan suyu çok bir nehir gibidir, her gün beş kere bu nehre girip yıkanırsa üzerinde kir namına bir şey kalabilir mi?”
Peygamberimiz (s.a.a.) demek istiyor ki, büyükleri dışında bütün günahları, geride hiçbir şey bırakmamak üzere, beş vakit namaz giderir. Elbette ki bu durum, huşû içinde ve kalp huzuru ile kılınan namaz için söz konusudur, böyle olmayan namaz da zaten sahibine reddedilir.
Peygamberimiz (s.a.a.) buyuruyor ki: “Dünyanın her şeyi ile ilgisini keserek iki rekât namaz kılan kimsenin geçmiş bütün günahları affedilir.”
Yine Peygamberimiz (s.a.a.), “Namaz kılmak, hacca gitmek, Beytullah’ı tavaf etmek ve diğer usulü belirlenen ibadetler, Allah’ı hatırda tutmayı sağlamak için emredilmiştir. Hatırlanan hakkında –ki asıl amaç ve hedef odur– kalbinde saygı ve ürperme bulunmayınca böyle bir hatırlamanın (zikrin) ne kıymeti vardır?” buyuruyor.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100