Bu haber kez okundu.

Nasihatler
Rahmet Peygamberi'nde Tevâzu ~|~ dediğini duymuştu.
Selâm verince: "Genişi daraltıyorsun!" buyurarak onu îkâz etti.
Rasûlullâh (sav), sadece yanındakilerin ve yaşadığı muhîtin insanı değildi. O, kabîle taassubu, taraf tutma ve taş yürekliliğin hüküm sürdüğü bir muhîti ve diğer muhîtleri îmân ve İslâm'ın nûruyla yoğurarak bütün insanlığı muhabbet, merhamet ve saadet kucağında birleştirici bir noktadaydı ve bu istikâmette gösterdiği muvaffakıyet, beşer târihinin gözlerini kamaştıracak mâhiyettedir.
O sonsuz Nûr: "Beni Rabbim terbiye etti, ne güzel terbiye etti" buyurur. Bu itibarla O, mazhar olduğu ilâhî terbiye bereketiyle bütün bir beşeriyetin en güzel mürebbîsi olmuştur. Bir zamanlar kız çocuklarını diri diri gömen nice zâlimler ve kölelerini insan yerine koymayan nice gaddârlar, O'nun rahmet kubbesi altında hidâyet buldular. Öyle ki bu kimselerin her biri, yüksek ahlâk ve fazîlet hususunda dünyânın en mümtâz insanları hâline geldiler.
Peygamberimiz (sav) hiçbir mevkî gözetmeksizin herkese yardımcı olmaya gayret
eder ve bunu da muhâtabını memnûn bırakacak bir seviyede gerçekleştirirdi. Onun bu husustaki hassâsiyetini aksettirmesi bakımından şu hâdise pek ibretlidir:
Bir gün kendisine bir bedevî gelmiş ve yardım istemişti. O da, o esnâda elinin altında bulunanlardan verdikten sonra: "Bunlar seni memnûn eder mi?" diye sordu.
Görgüsü zayıf bedevî: "Hayır! ihsanda bulunmadın (bol vermedin)!" dedi.
Bunun üzerine bazı sahâbîler kızdılar ve bedevîyi hırpalamak istediler. Rasûlullâh ?sallâllâhü aleyhi ve sellem? ise, onları îkâz ederek bedevîye dokunmamalarını söyledi. Sonra bedevîyi de yanına alarak evine yöneldi. Bedevîye evinden de bir şeyler vererek sordu: "Şimdi seni memnûn ettik mi?" Bedevî bu defâ sürûrla: "Evet! Allâh, âilem ve yakınlarım hesâbına sana bol hayırlar lutfetsin!" dedi. Böylece onu memnûn eden Rasûlullâh (sav), bedevîyle ashâbı arasındaki soğukluğu da gidermek maksadıyla: "Sen başlangıçta verdiklerimizi azımsayarak söylediklerini söyledin. Bunun için arkadaşlarımın kalbinde
sana karşı bir kin meydana gelmiş olabilir. Yanlarına döndüğünde şu an bana söylediğin sözleri onların huzûrunda da ifâde eyle ki gönüllerindeki kin gitsin!" buyurdu. Birlikte ashâb?ı kirâmın yanına geldiklerinde bedevî, Hazret?i Peygamber (sav)'e dönerek: "Allâh, âilem ve yakınlarım nâmına sana bol hayırlar versin!" diye duâ eyledi. Bedevî ayrıldıktan sonra Rasûlullâh (sav) ashâbına:
"Benimle şu bedevînin hâli, şu kimsenin hâline benzer ki, onun bir devesi vardır, kaçmıştır. Yakalamak için halk devenin peşine düğünce deve iyice ürker. Bunun üzerine devenin sâhibi, halka: "Devemle aramızdan çekilin, ben ona daha iyi davranırım, onun huyunu daha iyi bilirim" diyerek yalnız başına deveye doğru gider.
Anahtar Kelimeler:
nasihatler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100