Bu haber kez okundu.

Nasihatler
Rahmet Peygamberi'nde Tevâzu ~|~ Yere düşmüş hurma döküntülerinden alarak deveyi çağırır, deve de gelir. Adam deveye havutunu vurur ve biner gider. İşte bunun gibi ben, şu bedevî o sözleri söylediği vakit sizleri dinlemiş olsaydım zavallı cehenneme gitmişti!" buyurdu.
Bu ifâdeler, insanları terbiye hususunda verdiği mesajlar bakımından son derecede mühimdir. Öncelikle muhatabın psikolojik yapısını göz önünde bulundurmak ve ona göre bir yol takip ederek kişinin kalbî âlemine uzanan yolları tespît etmek ve bu yollardan ilerleyerek maksada ulaşmak zarûrîdir. Bunun aksi davranışlar, bir fayda temîn etmeyeceği gibi muhâtabın menfîliğini iki katına çıkarır. Bu kıssadan çıkarılacak diğer bir nükte de şudur: İnsan zayıf yaratıldığı için ihsân (iyilik) ve ikrâma mağlûptur. İhsân edilen kimse düşman ise düşmanlığı azalır, ortada ise dost olur, dost ise daha da yakın hâle gelir. Ecdâdımızın: "Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır." şeklinde ifâde ettiği gerçek de budur.

Rahmet Peygamberi'nin Fakîrlere Karşı Nezâketi

Maddî refâh seviyesinin eksikliğini telâfi için fakîrlere çok müşfik davranırdı. Abdullâh ibn?i Amr anlatır: "Bir gün Rasûlullâh (sav) mescide girdi, fakîrler bir kenarda oturmuşlardı. Onların gönüllerini almak için aralarına oturdu ve kendileriyle sohbet ederek buyurdular ki: "Fakîr muhâcirlere müjdeler olsun! Onlar, cennet bahçelerine zenginlerden kırk yıl önce gireceklerdir.
Fakîrlerin malları ve mülkleri olmadığı için onların hesâbı çabuk bitecektir." Kıyâmette dünyâ malı mesûliyetinden hesap verileceği endîşesinden Peygamber ?sallâllâhü aleyhi ve sellem? sık sık: "Ey Rabbim! Beni fakîr bir insan olarak yaşat; bana fakîr bir insan olarak ölüm nasîb et; beni fakîrlerle dirilt!" şeklinde duâ ederlerdi. Peygamberlerin hepsi cennetle temînât altında oldukları halde onlar da kendilerine verilen nîmetlerden ve dînî teblîgattan hesâba çekileceklerdir. A'râf Sûresi'nin 6. âyet?i kerîmesinde peygamberlere dahî suâl edileceği şu şekilde bildirilir: "Elbette kendilerine peygamber gönderilen kimseleri de gönderilen peygamberleri de mutlakâ sorguya çekeceğiz!...!"
Nitekim Süleyman ?aleyhisselâm?, kendisine zenginlik ve saltanat verildiği için hesâbı uzun süreceğinden, cennete diğer Peygamberlerden sonra girecektir.
Hazret?i Peygamber (sav)in ashâbı içinde zengin olanlar da vardı. Onlar, mallarını, mülklerini ve canlarını Allah yolunda seferber ettikleri için Hazret?i Peygamber (sav)'in medh u senâsına nâil olmuşlardır. Ayrıca onları Cenâb?ı Hakk: "Allâh, müminlerden mallarını ve canlarını kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır.." (Tevbe, 111) âyet?i kerîmesi ile müjdelemiştir.
Hazret?i Peygamber (sav)'in en yakın arkadaşı olan, Kur'ân?ı Kerîm'de 'ikinin ikincisi' diye vasfedilen ve Kureyş'in en büyük tüccar ve servet sâhiplerinden birisi olmasına rağmen oldukça sâde ve mütevâzı bir hayât süren Hazret?i Ebu Bekir ?radıyallâhu anh?, bunlardan biriydi. Hazret?i Âişe ?radıyallâhu anhâ?'nın ifâdesine göre o da vefâtı sırasında geriye ne bir dirhem ne de bir dînar bırakmıştı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100