Bu haber kez okundu.

Nasihatten daha hayırlısı yoktur

Prof. Dr. Haydar BAŞ – İmam Ca’fer es–Sâdık (a.s.) 

es-Sekunî rivayet eder:

Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık Aleyhisselam) şöyle buyurdu:

“Resûlullah (sallallahu aleyhi ve alihi) buyurdu ki: Kıyamet günü Allah katında menzili (derecesi) en yüksek olan kişi, Allah’ın kullarına nasihat etmek için Allah’ın arzında en çok yol yürüyen kimsedir.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 387).

Süfyan b. Uyeyne rivayet eder:

Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık Aleyhisselam)’ın şöyle dediğini duydum:

“Allah rızası için O’nun kullarına nasihat edin; çünkü bundan daha hayırlı bir amelle O’nun karşısına çıkamazsınız.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 387).

Habib el-Ahvel rivayet eder:

Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık Aleyhisselam)’ın şöyle dediğini duydum:

“Allah’ın sevdiği sadaka; araları bozulduğu zaman insanların arasını düzeltmek, birbirlerinden uzaklaştıkları zaman onları birbirlerine yakınlaştırmaktır.”

Huzeyfe b. Mansur da, Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık Aleyhisselam)’dan buna benzer bir hadis rivayet etmiştir. (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 387).

Mufaddal rivayet eder:

Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

“Bizim sevenlerimizden iki kişi arasında çekişme olduğunu gördüğün zaman (bunu ortadan kaldırmak için) benim malımdan harca.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 388).

Hac kafilesi öncüsü Ebu Hanife rivayet eder:

“Bir gün Mufaddal bize uğramıştı. Benimle damadım arasında miras yüzünden kavga vardı. Bir saat yanımızda durdu, sonra şöyle dedi: “Eve gelin.”

Evine gittik. Dört yüz dinar vererek bizi barıştırdı. Bu parayı kendi cebinden vermişti. Böylece her birimiz yeniden arkadaşına güvenmeye başlamıştı.

Mufaddal dedi ki: “Bu para benim değildir. İmam Sâdık (Ca’fer Sâdık Aleyhisselam)’ındır. Bana, bizim arkadaşlardan iki kişi çekiştiği zaman benim paramı harcayarak onların arasını düzelt diye emretti. İşte size verdiğim bu para Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık Aleyhisselam)’ın parasıdır.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 388).

Muaviye b. Ammar rivayet eder: Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

“(İki kişinin arasını) düzelten yalancı olmaz.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 388).

Muaviye b. Vehb yahut Muaviye b. Ammar rivayet eder:

Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık Aleyhisselam) şöyle buyurdu: 

“Benim, şu şu sözlerimi duyur.” (Ona yapmasını emrettiği hususlarla ilgili sözlerini kastediyor)

Dedim ki: “Senin sözlerini onlara duyurayım. Kendimden bir şeyler söyleyerek, senin söylediklerinden ayrı şeyler söyleyerek bunları sana mı isnat edeyim?”

“Evet. Barıştıran kimse yalancı sayılmaz. Onun yaptığı düzeltmedir, yalan değil.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 389).

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100