Bu haber kez okundu.

Nefis ve Halleri
Bu kadar külfetler içerisinde, varlığını gösteren yalnız Allah?ü Taâlâ'dır. Bundan sonra nefsin gelir. Muhatap olarak meydanda da sen varsın.
Nefis; başta Allah (C.C.)'ın zıddıdır. Halbuki her şey sahiplidir. Böyle olduğu için nefis, hem yaratılış itibariyle, hem de mülk olarak Allah (C.C.)'ındır.. Bu arada nefse boş iddia ve arzu, bir de kötülükleri ile sevinmesi kalır..
İş böyle olduğuna göre, sen, Hakka uyarak nefsine muhalefet edersen; Allah (C.C.) için nefsine hasım olmuş olursun... Allah?ü Taâlâ, Davud'a (A.S.) şöyle buyurdu:
"Ya Davud, Ben daimi kuvvetinim, bu kuvvetini nefsine düşman olarak ibadete vermeye çalış."
Ey mümin, eğer sen de böyle yapar ve bu hâlde kalırsan, kulluğun ve Allah'a karşı olan bağlılığın doğru olur.. Rızkın ne ise.. rahat, güzel, hoş olarak gelir; aziz ve mükerrem olursun. Ver her şey sana hizmet etmeye başlar. Sana ta'zim ederler, hürmet ederler.. Çünkü onlar yaratanına bağlıdır. Sen ise O'nun sevgili kulusun..
Onları Hak yaratmıştır.. Onlar da bunu ikrar etmektedirler. Nasıl ki Allah?ü Taâlâ bunu şu âyetlerde haber vermiştir:
"Allah (C.C.)'ı tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur, lâkin siz onların tesbihini anlayamazsınız."
"Göğe ve yere isteyerek veya zorla geliniz.. diye buyurdu. Onlar da dediler: İsteyerek geldik.."
İbadetin başı nefse muhalefet etmektir.. Allah?ü Taâlâ buyurdu:
"Nefsine uyma; nefs seni Allah (C.C.) yolundan ayırır."
  Davud'a da şöyle buyurmuştur:
"Ey Davud, nefsini bırak, çünkü o, daima münazaa çıkarır."
Bayezid?i Bistami'den (Rh.) bir rivayet vardır. Bayezid mana âleminde tecell?i ilâhiye nail olur ve sorar:
?Yarabbi, sana nasıl gelinir?
Şu cevabı alır:
Nefsini bırak da gel..
Bayezid der ki:
?Nefsimi bıraktım, yılanın soyunduğu gibi bende nefsimden soyundum.. her hayrın ve her güzelliğin onu bırakmakta olduğunu gördüm.."
Eğer takva hâlinde isen, nefsine daima muhalefet et.. Halkın varlığını kalbinden çıkar.. Onlardan herhangi bir şey bekleme. Onlara minnet etme. Onlara güvenme, onların elindeki dünyalığa göz atma.. Onların iyiliği seni sevindirmesin, kötülükleri de gücendirmesin. Onların hediyesini, sadakasını, zekâtını, adaklarını bekleme. Onlardan ümidini kes.. Ne şekilde olursa olsun, onlardan birşey bekleme.. Şayet senin mal mülk sahibi bir adamın varsa, sakın, mirasına konmak için ölümünü isteme.
Halkı hakikaten kalbinden çıkar. Onları kâh açılan kâh kapanan bir kapı bil.. Onları, meyvesi bazan var, bazan da yok olan ağaçlar gör.. Bu işlerin hepsini bir faile bağla.. Ve bir müdebbirin tedbiri kabul et.. Bu fail ve müdebbirin de Allah (C.C.) olduğuna inan ki, muvahhid olasın.
Bu anlattığımız şeyleri kabul etmekle beraber kulların çalışmasını da inkar etme..
Sonra cebriye mezhebine girmiş olursun.. Her ikisini birleştirirsen cebriye mezhebinden kurtulursun. Allah (C.C.)'ın yardımı olmadan onların işi tamam olmayacağını iyi bil.. Allah (C.C.)'ı unutarak onlara tapma.. Bunların yaptığı, Allah (C.C.)'ın işinden ayrıdır; deme.. Hakkı inkâr etmiş olursun.. Allah (C.C.), gücü kuvveti verir, kulllar da yapar, de.. Nasıl ki ceza ve sevap babında yazılan kitaplar da bunu ifade ederler..
~|~
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100