15 Eylül 2013 Pazar 00:01
1176 Okunma
‘Nefisleri onları aldatmıştır’
İmam Rıza (a.s) buyurdular ki;
İnsanlar, imamet makamının, Resulullah (s.a.a)’ın Ehl–i Beyt’inden başkasında bulunacağını mı zannediyorlar? Andolsun Allah’a, nefisleri onları aldatmış ve onları yanlış arzulara sevketmiştir. Onlar, sarp ve kaygan olan yüksek bir yere çıkmak istemişler de, ayakları kayarak uçuruma yuvarlanmışlardır. Kendi reyleriyle bir imam seçmek istemişler; oysa İmam seçmek nerde onların işi olabilir? İmam, cehaletten uzak alim, hile yapmayan yönetici ve nübüvvet madeni olmalıdır. Nesebiyle ayıplanmamalı ve soy sop sahibi hiçbir kimse onunla boy ölçüşememeli. Kureyş kabilesinden, Haşimi soyundan ve Peygamber aile–sinden olmalı; şereflilere şeref vermelidir. Abdümenaf neslinden gelmelidir. Coşkun ilime ve kâmil hilme sahip, işleri yürütebilen, siyaset bilen, riyasete layık, itaati farz olan, Allah’ın emrini ayakta tutan ve Allah’ın kullarının hayrını isteyen biri olmalıdır. Allah, peygamberleri ve onların vasilerini –Allah’ın salâtı onlara olsun– muvaffak eder, onları sebatlı kılar, başkalarına vermediği gizli ilim ve hikmetlerden onlara verir. İlimleri, zamanlarındaki bilginlerin ilminin üstünde olur. Allah Teâlâ buyurmuştur ki:
“Hakka ulaştıran mı uyulmaya daha layıktır, yoksa doğru yola ulaştırılmadıkça kendisi hidayete ulaşmıyan mı? Ne oluyor size? Nasıl hükmediyorsunuz?” (Yunus/35)
Talut kıssasında da şöyle buyurmuştur:
“Şüphe yok ki Allah, size onu seçti ve onu bilgi ve vücutta sizden üstün kıldı. Allah, mülkünü dilediğine verir.”( Bakara/247) Davud (a.s)’un kıssasında da şöyle buyurmuştur: “Davud Calut’u öldürdü. Allah da ona mülk (saltanat) ve hikmet ihsan etti ve ona dilediğinden öğretti.”( Bakara/251) 
Resul’üne de şöyle buyurmuştur: “Allah, sana kitabı ve hikmeti indirdi ve sana bilmediğin şeyleri öğretti ve Allah’ın senin üzerindeki fazlı (lütuf ve ihsanı) pek büyüktür.”(Nisa/113) Peygamber’in Ehl–i Beyt’i, itreti ve soyundan olan imamlar hakkında da şöyle buyurmuştur: “Yoksa onlar, Allah’ın kendi fazlından insanlara (Peygamber Ehl–i Beyt’ine) verdikleri şeyler için onlara haset mi ediyorlar? Doğrusu biz İbrahim soyuna kitap ve hikmet verdik ve onlara büyük bir mülk (saltanat) de ihsan ettik. Böylece onlardan kimi, ona inandı, kimi de ona sırt çevirdi ve çılgın ateş olarak cehennem onlara yeter.”(Nisa/54,55)
Allah, bir kulu, kullarının işlerini yönetmek için seçtiğinde bu iş için onun göğsünü genişletir, hikmet çeşmelerini kalbine yerleştirip diline akıtır. Artık bundan sonra hiçbir sorunun cevabında aciz kalmaz, onda doğrudan başka bir şey bulunmaz. O daima ilahi tevfik, sebat ve te’yidden yararlanarak hata ve yanlışlıklardan korunmuş olur. Allah onu, yaratıklarına hüccet ve kullarına şahid olması için böyle yapar. Acaba insanlar, böyle bir kimseyi bulup seçebilirler mi? Ve seçtikleri kimsenin de bu vasıfları taşıyan olması mümkün olur mu?
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121