13 Ocak 2015 Salı 12:00
628 Okunma
O, imanını zulümle karıştırmadı’
İmam Sâdık (a.s)’dan naklen şöyle rivayet etmişlerdir:
Bir gün Resûlullah (s.a.a) ashabıyla birlikte iki dağ arasındaki yoldan geçerken şöyle buyurdular: “Şimdi karşınıza, şeytanın kendisine üç gün yaklaşmadığı bir şahıs çıkacaktır.”
Çok geçmeden derisi kemiklerine yapışan, gözleri çukura inen ve dudakları çok yeşillik yediğinden dolayı yeşil olan bir Arap gözüktü.
Yakına gelince, “Peygamber kimdir?” diye sordu.
Peygamber (s.a.a)’i ona gösterdiklerinde, Peygamber (s.a.a)’in huzuruna gelerek, “Ya Resûlallah*! İslam’ı bana öğret” dedi.
Peygamber (s.a.a) buyurdular ki: “De ki: Eşhedu en lâ ilahe illâllah ve eşhedu enne Muhammed’en Resûlullah.”
Göçebe Arap bu şehadet kelimesini ikrar etti.
Resûlullah (s.a.a): “Beş vakit namazlarını kılmalısın; Ramazan ayı orucunu tutmalısın.”
Göçebe Arap: “Kabul ediyorum.”
Resûlullah (s.a.a): “Hac amellerini yapman, zekâtını vermen ve cenabet guslü dökmen gerekir.”
Göçebe Arap: “Kabul ettim.”
Peygamber-i Ekrem ve ashabı, söz konusu Arap İslam’ı kabul ettikten sonra kendi yollarına devam ettiler. Bir miktar yol kat ettikten sonra göçebe Arab’ın devesi kafileden geriye kaldı.
Peygamber (s.a.a) onu göremeyince durup onu sordu. Ashab, “Onun devesi iyi hareket edemediğinden dolayı kafileden geri kaldı” dediler.
Müslümanlar geri dönerek onu aramaya koyuldular. Nihayet onu ordunun arkasında buldular. Onun devesinin ayağı bir farenin yuvasına geçerek hem devenin ve hem de onun boynu kırılmıştı; ikisi de orada can vermişlerdi.
Peygamber (s.a.a) orada bir çadır kurmalarını ve ona gusül vermelerini emretti. Daha sonra kendisi çadıra girerek onu kefenledi.
Peygamber-i Ekrem (s.a.a) alnından ter döküldüğü halde çadırdan dışarı çıkarak şöyle buyurdular: “Bu göçebe Arap aç olduğu bir halde dünyadan göçtü; o, iman edip imanını zulümle karıştırmayan kimselerdendir; o, tertemiz bir imanla dünyadan ayrıldı. İşte bundan dolayı huriler cennet meyveleriyle onu karşılamaya geldiler; onun etrafını sararak şöyle diyorlar: Ya Resûlallah! Siz aracı olunuz da bu adam cennette bizimle evlensin ve biz onun eşi olalım.” (Bihar, c.22, s.75; c.68, s.282).
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100