05 Mayıs 2015 Salı 00:15
841 Okunma
Onlar kendilerinden sonrakini bilirler
Nadr b. Kâbus şöyle rivâyet etmiştir:
Ebû İbrahim’e (Mûsâ b. Ca’fer aleyhisselâm) dedim ki: “Senin babana, senden sonraki İmam kimdir, diye sordum, bana senin İmam olduğunu söyledi. Ebû Abdullah (Ca’fer Sâdık aleyhisselâm) vefat edince, insanlar sağa sola dağılmaya başladılar. Fakat ben ve arkadaşlarım sana bağlı kalmaya devam ettik. Sen de, senden sonra çocuklarından kimin İmam olduğunu bana haber ver.”
“Oğlum Ebûl-Hasan İmam’dır” buyurdu. (Usûl-i Kâfî, c. 1, s. 574).
Dâvud b. Zurbî şöyle rivâyet etmiştir: 
Bir miktar malı Ebû İbrahim’e (Mûsâ b. Ca’fer aleyhisselâm) getirdim. Bu malın bir kısmını aldı, bir kısmını da bıraktı. 
Dedim ki: “Allah seni sâlih kılsın, niçin bunu bende bırakıyorsun?”
Buyurdu ki: “İmamlık makamının sahibi, onu senden ister.”
İmam’ın ölüm haberi gelince, oğlu Ebû'l-Hasan (Ali b. Mûsâ aleyhisselâm) bana bir haber gönderdi ve o malı benden istedi, ben de malı ona geri verdim. (Usûl-i Kâfî, c. 1, s. 674-575).
Usûl-i Kâfî’de yer alan uzunca bir hadis ise şöyledir:
Yezid b. Selit aktardı ki: 
Umreye gitmek üzere yola çıktığımız bir sırada Ebû İbrahim (Mûsâ b. Ca’fer aleyhisselâm) ile karşılaştık.
Dedim ki: “Sana fedâ olayım, şu ânda bulunduğumuz bu yeri hatırlıyor musun?”
“Evet” dedi. “Sen de hatırlıyor musun?”
Dedim ki: “Evet, ben ve babam burada seninle karşılaşmıştık. Sen o zaman Ebû Abdullah (Ca’fer Sâdık aleyhisselâm) ile beraberdin. Kardeşlerin de yanındaydı. Babam ona demişti ki: Anam babam sana kurban olsun, hiç kuşkusuz, hepiniz, tertemiz İmamlarsınız. Ama ölümden de hiç kimse kurtulamıyor. Bana bir açıklamada bulun ki, benim yerime geçecek olanlara bunu açıklayayım ki, yollarını şaşırmasınlar. Evet, ey Ebû Abdullah! Bunlar benim çocuklarım ve bu da -seni işaret ederek- onların efendisidir, demişti.
Ve demişti ki: Ona hüküm, anlama, cömertlik ve insanların ihtiyaç duydukları dünyevî ve dinî meseleler hakkında ihtilâfa düştükleri hususlarla ilgili bilgi öğretilmiştir. Onda güzel ahlâk vardır. Onun verdiği cevaplar güzeldir. O, Allah'ın kapılarından biridir. Onun bütün bunlardan daha üstün olan bir diğer özelliği daha var. 
Babam ona demişti ki: Nedir bu özelliği, anam babam sana kurban olsun?
Buyurmuştu ki: Allah bu ümmetin yardımcısını, sığınağını, nurunu ve hikmeti (Ali b. Mûsâ aleyhisselâm) onun soyundan gönderir. O, zamanının en iyi çocuğu ve en iyi delikanlısıdır. Allah onun aracılığıyla kan dökülmesini ortadan kaldırır, onunla insanların arasını buldurur. Dağılmışları bir araya getirir, gedikleri kapatır, çıplakları giydirir, açları doyurur, korkanlara güvenlik verir. Allah onun sâyesinde yağmur yağdırır, kullarına merhamet eder. Yaşlıların ve gençlerin en hayırlısıdır. Onun sözü hükümdür, suskunluğu bilgidir. İnsanlara, ihtilâf edegeldikleri şeyleri açıklar. Ergenlik çağına erişmeden önce ailesine önderlik eder. 
Babam ona demişti ki: Anam babam sana kurban olsun, o, şu anda doğmuş mudur?
Evet, birkaç yıl oluyor, demişti.”
Yezid der ki: “O sırada, yanında rahat konuşamayacağımız biri geldi. Ebû İbrahim’e (aleyhisselâm) dedim ki: ‘Sen de bana, babanın bana haber verdiği gibi anlat.’
‘Evet’ dedi. ‘Babam öyle bir zamanda yaşadı ki, bizim yaşadığımız bu zamandan tamamen farklıydı.’ (Bu zamanda takiyye yapmamız gerekiyor).
Dedim ki: ‘Cevabın bu kadarına râzı olana Allah lanet etsin.’
(Devam edecek)..
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100