Bu haber kez okundu.

Onların Alemi
Birgün Anadolu illerinde geziyordum. Bir dağa çıktım. Bu arada bir bucaktan ses işittim. Şöyle diyordu... ~|~

 


Vehb anlatıyor:
- Birgün Anadolu illerinde geziyordum. Bir dağa çıktım. Bu arada bir bucaktan ses işittim. Şöyle diyordu:
 -Şaşarım; seni bildikten sonra, sana darılıp başkasına koşana... ve haline...
Allah'ım, seni bildikten sonra, başkasını bekleyene hayret ederim; Allah'ım...
Bu sese uydum; geldiği tarafa gittim. Birden önüme bir ihtiyar çıktı. Secdeye varmış, şöyle devam ediyordu:
- Sübhansın, Sübhansın Allah'ım. Kullara acıyorum. Nasıl seni bırakıp başkasını istiyorlar?
Sübhansın, sana nasıl kulluk etmeyi bırakıp başkalarına hizmet ediyorlar?
Sübhansın, seni nasıl beğenmeyip başkasına iştiyak duyuyorlar?
Sübhansın, nasıl sensiz tad alabiliyorlar? Senden başka şeyden nasıl lezzet elebiliyorlar?..
Onun bu sözlerini dinledikten sonrda, haline bıraktım. Meşgul etmeren haline terk edip gittim.
Beyazıd-ı Bestami Hz. şöyle diyor:
- O'nsuz cennete girenler nasıl tad alacaklar? Şaşıyorum. Başkası ile nasıl geçinirler?
Sonra... Halleri daima değiştireni bırakıp, nasıl halle kalıyorlar? Şaşıyorum.
Şaşılır o kimseye ki; halka koşmaktadır. Halbuki Hak onu,
- Bana gel, bana gel...
Diye çağırıyor...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100