Bu haber kez okundu.

Onların Âlemi / Abdullah-ı İsfehanî
Abdullah?ı İsfehânî, hocası Ebü'l?Abbâs?ı Mürsî hazretlerinin sohbet ve hizmeti ile şereflenerek, tasavvufta yetişti. Evliyâlık yolunda çok üstün derecelere, anlaşılamıyan yüksekliklere kavuştu. ~|~
Hocasının vefâtından sonra oralarda duramayıp, Mekke?i mükerremeye doğru yola çıktı. Yolda, hocasının hocası olan Ebü'l?Hasan?ı Şâzilî hazretlerinin kabrini ziyâret etti. Bu esnâda Ebü'l?Hasan?ı Şâzilî hazretleri kabrinden seslenerek; "Mekke?i mükerremeye git! Orada otur!" buyurdu. Bu emir üzerine Mekke?i mükerremeye varıp, Harem?i şerîfin etrâfına ulaştığında, gizliden bir sesin kendisine hitâb ettiğini duydu. O ses; "Öyle bir beldeye geldin ki, o belde, hayırlı bir beldedir. Fakat bu beldede bulunanlar bu beldenin kıymetini bilemiyorlar." diyordu.
Evliyâdan bir zât şöyle anlatmıştır:
Mekke?i mükerremeden Medîne?i münevvereye gittim. Resûlullah efendimizin kabrini ziyâret ettim. Herkes Abdullah?ı İsfehânî'nin Mekke'den ayrılmadığını, orada bulunduğunu söylüyorlardı. Ben ise; "O büyük zâtın Resûlullah efendimizi ziyârete gelmemesi mümkün değildir." diye düşündüm. Bu düşünceler içinde yoluma devâm ediyordum. Bir ara başımı yukarıya kaldırmıştım. Bir de ne göreyim. Abdullah?ı İsfehânî havada yürüyor. Resûlullah efendimizin kabr?i şerîfini ziyâret için Medîne?i münevvereye geliyordu. Bana ismimle hitâb etti. Bâzı şeyler konuştuk. Sonra ayrıldı. Yolumuza devâm ettik.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100