Bu haber kez okundu.

Onların Âlemi
Bir kimseye irfan yolunda muvaffakiyet ihsan edilmişse, o zat, doğruluk hududunu aşamaz. Kulluk ve onun gereklerini ifa yolundan ayrılamaz. ~|~

Bu yolun hakikati, şu sözlerin sırrına ermekle olur; Hakk'ı zikir, sonra Hakk'ın zikriyle zikir, sonra şükür; sonra Hakk'ın şükrüyle şükür.
İşbu anlatılan hallere erenin, varlığı vardır, fakat yoktur. Mana ile beraberdir. Halkla beraberdir ama onun gözünde ve gönlünde halk mevcut değildir.
İmam Abdullah b. Abbas şöyle anlatıyor:
- Bize gelen bir habere göre, Hz. İsa Peygamber (as) ile Hz. Yahya Peygamber (as) yolda yürüyorlardı. Hz. Yahya'nın önüne birden bir kadın çıktı. Ve istemeden bu kadına omuzu dokundu. Bunu gören Hz. İsa, ona baktı ve şöyle dedi:
- Teyzeoğlu, bugün bir günah işledin. Hem de çok büyük bir günah...
Bunun üzerine Hz. Yahya:
- Nedir o günah, ya İsa?
Diye sordu. Hz. İsa da şöyle dedi:
- Şimdi bir kadına omuzun dokundu ya...
Hz. Yahya, bunu duyunca hayretle şöyle dedi:
- Ehad ve Vahid olan Allah adına and içerim ki, bunun farkında değilim.
Bu kez Hz. İsa, hayretle şöyle dedi:
- Subhanallah. Sen benimle idin ya Yahya, kalbin ruhun nerde?
- Allah katında ya İsa...
Dedi ve devam etti:
- Eğer kalbim, Allah'tan başka, Cebrail (as) de dahil, herhangi bir şeyle meşgul olursa... isterse bir an için olsun, katiyen irfan sahibi değilim, demektir...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100