Bu haber kez okundu.

Onların Âlemi...
Süfyân-ı Sevrî hazretleri bir defâ devrin halîfesiyle namaz kılıyordu. Halîfe namaz kılarken sakalıyla oynuyordu. ~|~


Süfyân hazretleri namazdan sonra; "Ey Halîfe! Namaz kılarken lüzumsuz hareket yapılmaz. Yarın kıyâmet günü böyle kıldığın namazları paçavra gibi yüzüne çarparlar". Buyurunca, Halîfe; "Biraz yavaş konuş, etraftakiler duyacak" dedi.

Süfyân-ı Sevrî hazretleri; "İslam'ın emrini yerine getirmek benim görevimdir" buyurdu. Bu hadise hâlîfenin nefsine çok acı geldi. Halîfe, kendisine başkalarının söz söyleyemesine cesaret edememesi için Süfyân-ı Sevrî'nin âleme ibret için asılmasını emretti. Darağacının kurulduğu gün, Süfyân hazretleri; yanında Fudayl bin İyâd ve Süfyân bin Uyeyne olduğu halde uyuyordu. Bu iki büyük zat, onun asılacağını öğrenmişlerdi. Birbirlerine; "Asılacağını uyanıncaya kadar bildirmiyelim" derlerken, Süfyân-ı Sevrî, "Ne konuşuyorsunuz?" deyince, durumu kendisine anlattılar.

Süfyân-ı Sevrî hazretleri;
"Ben yaşamaya hevesli değilim. Fakat, dünyâda yapmam lâzım gelen işler var" buyurdu. Gözleri dolu dolu oldu ve;
"Ey Allah'ım! Onları şiddetli bir cezâya çarptır!" diye duâ etti. Daha duâsı biter bitmez sarayın kubbesi çöktü. Halîfe Câfer ve adamları yıkık altında kalarak can verdiler... O iki büyük zât ise hayret içinde;
"Bu kadar çabuk kabûl olunan bir duâ bilmiyoruz" dediler...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100