24 Nisan 2015 Cuma 00:02
674 Okunma
O’nun velisi hikmetini dile getirdi

(Dünden devam)

Adam İmam’ın huzurunda dedi ki: ‘Ben, büyük Allah’a iman ettim. Allah’tan başka ilâh olmadığına, O’nun tek ve ortaksız olduğuna şahitlik ettim. O tektir, hiçbir şeye muhtaç değildir. Hıristiyanların ve Yahudilerin vasfettiği gibi değildir. Ya da herhangi bir şirk türünün tanımladığı gibi değildir. Muhammed’in O’nun kulu ve Resûlü olduğuna şahitlik ederim. Allah O’nu hak ile gönderdi.

O, hakkı, Hakk’a taraftar olanlar için açıkladı. Ama bâtıl taraftarları körlük içinde kaldılar. O, Allah tarafından bütün insanlara gönderilmiş bir elçiydi. Kızıl derilisinden siyah derilisine kadar, herkes O’nun mesajı karşısında eşittir. 

Görenler gördü, hidâyete erenler hidâyete erdi. Bâtıl taraftarları, körlük içinde bocaladılar. Tanrı olduklarını iddia ettikleri putları bile, onlardan uzaklaştılar. 

Şahitlik ederim ki, O’nun velisi de hikmetini dile getirdi. O’ndan önceki bütün nebiler, yüce hikmeti ifade ettiler. Allah’a itaat etmek için hep birlikte çabaladılar. Bâtıldan ve bâtıl ehlinden ayrıldılar. Pislikten ve pislik ehlinden uzaklaştılar. Sapıklık yolundan ayrıldılar.

Allah, kendisine ibâdet etmeleri dolayısıyla, onlara yardım etti, onları günahlardan korudu. Onlar, Allah’ın velileri ve dinin yardımcılarıdır. İnsanları hayra teşvik ederler, hayrı emrederler. Ben onların en küçüğünden en büyüğüne kadar tümüne iman ettim.

Adını andıklarıma ve anmadıklarıma inandım. Âlemlerin Rabbi olan Allah Tebareke ve Teâlâ’ya iman ettim.’

Bunları ikrar ettikten sonra zünnarı ve boynundaki altın haçı kopardı, sonra şunları söyledi:  ‘Bana zekâtımı nereye harcamam gerektiğini söyle, emrini derhal yerine getireyim.’

Buyurdu ki: ‘Burada bir kardeşin var, o da senin dinin üzereydi ve senin kavminden Kays b. Salebe kabilesine mensuptur. O da senin kavuştuğun nimete (İslam) kavuşmuş bulunuyor. Onunla eşit durumdasınız. Onunla komşuluk etmeni istiyorum. Ben İslam’dan doğan haklarınızı esirgemeyeceğim.’ 

Dedi ki: ‘Allah seni sâlih kılsın. Ben zengin bir insanım. Memleketimde –yarısı erkek yarısı dişi olmak üzere– üç yüz tane atım ve bin tane devem var. Senin onlar üzerindeki hakkın, benim onlar üzerindeki hakkımdan daha geniştir.’

İmam ona dedi ki: ‘Sen, Allah’ın ve Resûlü’nün azadlığısın. Soyun sopun eski saygınlığı üzere devam edecektir.’ 

Adam güzel bir Müslümanlık örneği sergiledi. 

Fihroğulları aşiretinden bir kadınla evlendi. Ebû İbrahim (Mûsâ b. Ca’fer aleyhisselâm) ona, Ali b. Ebi Tâlib (aleyhisselâm) sadakasından elli dinar mehir verdi. Ona bir hizmetçi tuttu ve evini verdi. Ebû İbrahim (aleyhisselâm) Medine’den çıkarılıncaya kadar o evde kaldı. Ebû İbrahim’in Medine’den çıkarılışından yirmi sekiz gün sonra vefat etti.” (Usûl–i Kâfî, c. 1, s. 866–89). 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121