Bu haber kez okundu.

Otuziki farz
4. Rükü: Eğilmek, rükü etmek, boyun eğmek demektir. Terim olarak, namazda ellerin diz kapaklarına ermesiyle, sırt ve baş aynı seviyede olacak şekilde eğilmektir. Kur'an?ı Kerim'de şöyle buyurulur: "Ey iman edenler! Rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin" (el?Hac, 22/77); "Rukû edenlerle beraber rükû ediniz" (el?Bakara, 2/43; Bkz. el?Bakara, 2/125; Âl?i İmrân, 3/43; el?Mâide, 5/55; el?Hac, 22/26; Sâd, 38/24; et?Tevbe, 9/ 112).

Namazını eksik kılan kimseye Hz. Peygamber namazı tarif ederken; "... Sonra vücûdun sükunet (itmi'nân) bulacak şekilde rükû yap" (Buhârî, Ezân, 95, 122, İsti'zân, 18, Eymân, 15; Müslim, Salât, 45; Tirmizî, Salât, 110; Nesâî, İftitâh, 7). Ebû Hanîfe ve Muhammed'e göre rükû ile ilgili ayetlerde itmi'nân'dan söz edilmemesi ve bu konudaki hadislerin de haber?i vahid kabilinden olması nedeniyle, rükûda itmi'nân (tama'nîne) farz değil, vacibtir. Diğer mezhep müctehidleri ise bunu farz olarak kabul etmişlerdir (eş?Şevkânî, Neylül?Evtâr, II, 268; İbnül?Hümâm, Fethul?Kadîr, I, 193; ez?Zühaylî, a.g.e., I, 655 vd).

5. Sücûd: Secde etmek; boyun eğmek, alçak gönüllülük göstermek demektir. Terim olarak, namaz kılanın en az alnının bir kısmını ve ayaklarını toprak veya başka bir şey üzerine, yere koymasıdır. Tam secde; ellerin, dizlerin, ayakların ve burunla birlikte alnın yere konulmasıyla gerçekleşir. Kur'an'da; "Ey iman edenler, rükû edin ve secde edin " (el?Hac, 22/77) buyurulur. Hz. Peygamber de namazını eksik kılan kimseye namazı anlatırken; "... Sonra vücûdun sükûnet (itmi'nân) bulacak şekilde secde et" (Buhârî, Ezân, 95, 122; İsti'zân, 18; Müslim, Salât, 45) buyurmuştur.

6. Ka'de?i ahîre: Son oturuş demektir. Namazların sonunda "Tahiyyât"ı okuyacak (teşehhüd) kadar oturmak da namazın bir farzı, bir rüknüdür. Kur'an?ı Kerim'de, Allah'a oturarak ibadetten söz eden genel anlamlı ayetler vardır: "Onlar, ayakta iken, otururken, yanları üzere yatarken Allah'ı zikrederler" (Âl?i İmrân, 3/191). Hz. Peygamber, Abdullah b. Mes'ûd (r.a)'a namazı tarif ederken;

"Sen tahıyyâtı okuduğun veya oturuşu yaptığın zaman namazın tamam olmuştur" (eş?Şevkânî, a.g.e., II, 298; ez?Zeylaî, Nasbu'r?Râye, I, 424). Burada Resulullah (s.a.s) namazın tamam olmasını fiile bağlamıştır. O da oturmaktır. Tahıyyâtın okunması Hanefilere göre farz değil vacibtir. ~|~
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100