09 Ekim 2004 Cumartesi 00:00
279 Okunma
Peygamberimizin adaleti  Hakkı gösteren ayna
Peygamberimiz hak, hukuk ve adalet konusunda kendisini hiçbir kimseden ayrı ayrı tutmaz, kendisine farklı bir muamele yapılmasını da kabul etmezdi

Ebû Said el?Hudri'nin anlattığına göre, Peygamberimiz bir seferinde savaşta ele geçen malları Sahabîleri arasında paylaştırıyordu. Müthiş bir izdiham vardı. Çok kalabalıktılar. Öyle ki, Sahabîlerden birisi Peygamberimizin sırtına çıkarcasına üzerine abanmıştı. Peygamberimiz, elinde bulunan ince hurma çubuğuyla o kişiye işaret ederek bir tarafa çekilmesini istedi. Çubuğun uç kısmı adamın yüzüne gelerek birazcık çizdi. Bunun farkında olan Peygamberimiz elindeki sopayı o kişiye verdi ve, "İşte yüzüm, gel, sen de benden hakkını al" dedi. Fakat Resulullahı canından fazla seven Sahabî, "Ya Resulallah, anam babam sana fada olsun, ben hakkımı helâl ediyorum", dedi ve asla Peygamberimize mukabelede bulunmadı. Ömrünün son günlerini yaşıyordu. Peygamberimiz hak, hukuk ve adalet konusunda kendisini hiçbir kimseden ayrı ayrı tutmaz, kendisine far~|~klı bir muamele yapılmasını da kabul etmezdi. Bunun örnekleri Peygamberimizin hayâtında çokça bulunmaktadır. Bu alanda da en yüksek seviyede bulunduğunu göstermektedir. Peygamber Efendimiz'in (sav) dünyaya veda etme vakti gelip çatmıştı. Sahabîleri ile vedalaşmak, helâlleşmek istedi. Öbür âleme üzerinde bir hak olarak gidemezdi. Sahabileri topladı ve onlara şöyle konuştu: "Şayet birinize karşı bir hatada bulunmuşsam, maddî veya manevî olarak kimi incittiysem, malınıza, canınıza veya şerefinize, herhangi bir biçimde zararım dokunmuşsa gelsin, benden hakkını alsın, tazminatını vereyim." Son anında, ağır hastalığında dahi adaletin yerini bulmasını istiyordu. Üzerinde, kimsenin bir hakkının kalmasını istemiyordu. Rivayete göre Hokkaşe adında bir sahabi, "Benim bir hakkım vardır. Bir zaman benim sırtıma bir kırbaçla haksız yere vuruldu. Ben de karşılık isterim"dedi. Orada hazır bulunan sahabiler celallenerek buna engel olmaya çalıştılarsa da Efendimiz (sav) hak sahibini çağırıp mübareksırtlarını göstererek hakkını almasını buyurdu. Ortalık bir anda sessizliğe bürünmüştü ki, Hokkaşe (ra), Resulullahın sırtına yaklaşarak Efendimizin Peygamberlik mührünü öptü. Böylece ilk defa Efendimizin sırtındaki nişane?i şerifi öpen sahabi olmuş oldular...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100