Bu haber kez okundu.

Rabıta, insan-ı kâmilin kalbindeki tecelliyedir
 İnsan-ı kâmil, Cenab-ı Allah'ın, kalbine nazar edip nurlandırdığı bahtiyar insandır. Bir başka ifade ile insan-ı kâmil, Allah'ın tecelli ettiği ve Hz. Musa'nın (as) teveccüh ettiği dağ ve ağaç gibidir. ~|~

 

O halde, insan-ı kâmile rabıta, onun etine-kemiğine değil; onda tecelli eden Hakk'adır. Acınır o kimselere ki, böyle ulu'l-azim Hak dostlarından mahrumdurlar da, bu mahrumiyet onları rabıta konusunda şaşırtmıştır; onlar insan-ı kâmile teveccühü, o kâmile ulûhiyet izafe etmek şeklinde zannetmişler ve böylece büyük bir fesada sürüklenmişlerdir.
İnsan-ı kâmil, nazargâh-ı ilâhî olduğuna göre onlara teveccüh, onların şahsına değil, onlara tecelli eden Cenâb-ı Hakk'adır. Yukarıdan beri izah ettiğimiz gibi Cenâb-ı Hak sebepleri halketmiştir.

O'na vuslat da ancak sebeplere tevessül ile mümkündür. Peygamberimiz dahi Mirâc'da Cenâb-ı Hak ile görüşmeden evvel Sidre-i Müntehâ'ya kadar Hz. Cebrail (as) ile gitmiştir. Oradan öteye 'Refref' (aşk) ile seyrine devam etmiştir.
Ve yine Hz. Musa, 'İlm-i Ledünn'ü öğrenmek istediği zaman ona muallim olarak Hz. Hızır (as) tayin edildi. Bu hususta Cenâb-ı Hak buyurur: "Nihayet kullarımızdan bir kul (olan Hızır'ı) buldular ki, Biz ona, katımızdan bir vahy vermiş ve etrafımızdan (gayblara dair özel) bir ilim öğretmiştik. Musa, Hızır'a:
- Sana öğretilen ilimden bana öğretmek şartı ile sana uyayım mı? dedi." Bu kıssada, İlm-i Ledün sırlarıyla ilgili birçok hakikatler anlatılmaktadır.
Ve yine Sahabe, Peygamberimizi vesîle ederek Cenâb-ı Hakk'a iltica ederlerdi. Peygamberimizin rıhletinden sonra amcası Hz. Abbas'ı (ra) vesîle ederlerdi. Bu hususta şu hadis çok manidardır:
"Enes b. Malik (ra) (şöyle demiştir): Halk kıtlığa düçar olduklarında, Ömer b. Hattab (ra) Nebiyy-i Ekrem'in (sav) amm-i mükerremi Abbas b. Abdi'l-Muttalib (ra) ile (tevessül ederek) istiska eder ve 'İlâhî, bizler (eyyâm-ı hayatında) Peygamberimiz (sav) ile tevessül ederek Sen'den niyazda bulunurduk da bize yağmur(lar) ihsan ederdin. (Şimdi de) Peygamberimizin amm(-i muhterem)i ile tevessül ederek Sen'den niyaz ediyoruz. Bize (yine) yağmur ihsan et' diye dua eylerdi." Ravi Enes (ra) der ki: "Bu duayı edince iskâ olunurlardı." 

Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100