Bu haber kez okundu.

Rahmet anahtarları Ehl-i Beyt’tedir

Rivayet edilir ki, Ensar'dan bazıları Hz. Ali'yi, Hz. Fâtıma'yı istemek hususunda teşvik ettiler. O da, Hz. Peygamber'in huzuruna gidip Hz. Fâtıma'yı istedi. Resûlullah buna râzı oldu ve "Yâ Ali, düğünde bir ziyafet gerek" buyurdu. Ubade oğlu Sa'd, bir koç kesti. Pişirdiler. Zifaf gecesi Hz. Peygamber, bir kabda abdest aldı, sonra bir avuç su alıp Hz. Ali'nin ve Hz. Fâtıma'nın üstüne serpti ve buyurdu: "Allah'ım, Sen kutlu et onları ve soylarını…"

Enes der ki: Ben, Hz. Peygamber'in yanındaydım. Kendisine vahiy geldi. Kendine gelince, "Yâ Enes" dedi, "Biliyor musun, Cebrâil, Arş sahibinden hangi emirle geldi?" Ben, "Babam, anam fedâ olsun Sana, ne emir getirdi" dedim. Buyurdu ki: "Cebrâil geldi, Allah, Fâtıma'yı Ali'ye vermemi emrediyor." Sonra bana, sahâbeden bazılarını çağırmamı emretti. Çağırdım, geldiler. Hz. Peygamber, bir nikâh hutbesi okudu, sonunda, "Allah aralarında dirlik-düzenlik versin, soylarını arıtsın, rahmet anahtarları, hikmet madenleri kılsın" buyurdu. Sonra Ali'yi çağırdı. Ali, gelince Hz. Peygamber, gülümseyerek, "Yâ Ali, Allah kızım Fâtıma'yı sana vermemi emrediyor, ben de dört yüz miskal gümüş karşılığında verdim" buyurdu. Hz. Ali, "Râzı oldum yâ Resûlallah" dedi, şükür secdesine kapandı. Başını kaldırınca Hz. Peygamber, "Allah ikinizi de kutlu etsin, sizden birçok tertemiz kişiler türetsin" dedi.

Hz. Ali'den önce Ebû Bekir'le Ömer'in de Fâtıma'yı istediği fakat Hz. Peygamber'in "Allah'ın emrini bekliyorum" dediğini, Hz. Ali isteyince Ali'ye verdiği de rivayet edilmiştir. Hz. Muhammed (s.a.a.), Hz. Ali'ye, "Bir şeyin var mı?" buyurmuş. Hz. Ali, "Bir atım, bir de zırhım var" demişti. Hz. Muhammed (s.a.a.). "At sana lâzım fakat zırhını sat, parasını getir" buyurmuştu.

Hz. Ali der ki: Zırhı dört yüz seksen dirheme sattım, parayı getirdim, Hz. Peygamber'in kucağına koydum. İçinden bir kabza aldı, "Bilâl nerde" buyurdu. Bilâl gelince, "Git" buyurdu. "Biraz güzel koku al" ve bir miktar para verdi. Sonra hurma lifinden bir döşek, deriden bir yastık yapmalarını emretti. Evi de kumla döşetti. Ümmü Eymen'e "Fâtıma'yı getir" dedi. Fâtıma gelince Hz. Peygamber su istedi. Bir kapla su getirdiler. Bir avuç alıp Fâtıma'nın başına ve göğsüne serpti ve buyurdu: "Allah'ım, bunu ve soyunu şeytan şerrinden Sana emanet ediyorum." Sonra benim başıma ve omuzuma serpip buyurdu: "Bunu da Şeytan'ın şerrinden sana emanet ediyorum." (Kenzü'l-Ummâl, c.5, s.273; Muhibbü't-Taberi'nin Zehair'de tahrîc ettikleri hadislerde, Hz. Ali'nin (a.s) bu sırada, meleklerin selâmlarını duyduğu zikredilmektedir (s.68).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100