24 Nisan 2005 Pazar 00:00
182 Okunma
Rahmet Kapısı
Mânevi bir hâl içinde bulunduğun zaman başkasını isteme.. İster daha altını, ister daha üstünü.. Hiçbir makam arzu etme..
Padişahın kapısına geldiğinde hemen içeri girmeyi isteme.. Zorla içeri alınıncaya kadar bekle.. Kendi isteğinle değil, zorla içeri alınmalısın.. Tekrar, tekrar istenmelisin.. Pek nazlı da olma.
İçeri girmek için mücerred izinle de yetinme.. Seni tecrübe için olabilir; belki de padişah tarafından deneniyorsun.. Koşma; bekle.
Tâ ki, seni zorla içeri alsınlar... Bu şekilde içeri alınman senin için bir fazilet olur. Padişah tarafından sana bir ikram olur.
Saraya bu şekilde girdikten sonra, seni kimsi tekdir etmez.. Tekdir sana ancak yapacağın kusurdan dolayı gelir.. O seni bizzat içeri aldıktan sonra, korku da olmaz. Padişahın yaptığından mes'ul olmazsın.. Ancak, kendi isteğinle yaptığın şey sonunda mes'ul duruma düşersin.. Yaptığın hareket neticesi, sana taarruz vaki olur.
Bu makamda senin için iyi olmayan şey, kendi arzunla hareket etmendir.. Sabrın azlığı, edebe riayetsizliğin, bulunduğun hâle rıza göstermemen, senin için hiç de iyi olmayan hareketlerdir..
Saraya girmek sana nasib olunca; başını önüne eğ; gözlerini etrafta gezdirmekten sakın.. Edepli, terbiyeli olarak, verilen her hizmet ve vazifeyi yapmaya çalış. Daha fazla yükselmeyi isteme...
Fütüh'ül  Gayb,
Hz. Abdülkadir Geylani
~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100