25 Şubat 2006 Cumartesi 00:00
287 Okunma
Resulullah, Kur'an'ın canlı örneği
Sa'd bin. Hişam diyor ki, "Hz. Aişe'nin (ra) yanına girdim ve Resulullah'ın (sav) ahlakını sordum. Dedi ki.... ~|~
 
? Kur'an okuyor musun?
? Evet, okuyorum, dedim.
? İşte, Onun ahlakı Kur'an idi, buyurdular"
Demek ki, Hz. Muhammed (sav)'in ahlakı, bizzat Kur'an  ahlakı idi. Bu yönü ile Ona "Canlı Kur'an" dememiz doğru olur. Evet, O, mücerret olan Kur'an'ın müşahhas görüntüsü ve örneği idi. Onu anlayan Kur'an'ı anlamış, Onun ahlakına bürünen Kur'an ahlakını yaşamış, Onun yolundan giden Kur'an'ın yolundan gitmiş olacaktı.
Resulullah'ın tek hedefi insanları Hakk'a taşımaktı. Bir yanda Allah tarafından indirilen mücerret Kur'an'ın ifadeleri, diğer yanda ise; insan işçiliği yaparak imanla, ibadetle, çileyle, hizmetle insanı yoğurup o ifadeleri anlayacak kabiliyete getirme vazifesi omuzlarına yüklenmiş bir peygamber; müşahhas bir örnek... Yılmadan, usanmadan çalışıyor; işkenceler, zulümler görüyor; hakaret ve iftiralara maruz kalıyor. Bütün bunlaraz rağmen insan işçiliğine devam ediyor. Nihayet insanlar peşinden gidiyor, hürmet ediyor, hizmet ediyor, "öl" dese ölüyor, fakat o peygamber, iç aleminde bir tek şeyin hesabında: "Bu insanları Kur'an'a yüce Allah'a ne kadar götürebildim?"
İşte Muhammedî ahlakın zahir ve batına yansıyan yönleriyle en kamil tecellisi burada gizlidir. Nefsini tamamen aradan çıkaran Hz. Peygamber, o kadar nimet ve iltifata ulaşmasına rağmen, her halûkârda bir tek hesap içerisindedir; o da, Allah'ın hesabına uygun hareket etmiş olmaktır. İslam ahlakının neticesi olan "halk içersinde Hakk'la beraber olmak" sırrının en kamil tecellisi de, böylelikle Hz. Resulullah'ta görülmektedir.

Güzel ahlakın en kemalini temsil eden Resulullah'a bağlanan insanlara, Allah öyle bir sırrı yaşatır ki, yeryüzündeki bütün ayetler ve Kur'an ayetlerini öğrenen insan, hepsinin ama hepsinin o kutlu peygamberi kendisine tanıtmak için var olduğunu görür ve Resulullah'ın önünde hürmetle eğilir. Evet, Resulullah, insanları Allah'ı sevmeye ve O'na yöneltmeye çalışır, nefsi aradan çıkarır. Rabb'i de "Sen olmasaydın, Sen olmasaydın, âlemleri yaratmazdım" buyruğunun gereğini gösterir ve bütün mahlukatı, nurundan varettiği, ilk nur kıldığı Resulüne çevirir. Onunla nurunu yayar, Onunla tasarruf eder, Ona yönelmesiyle mesrûr olur. Âdeta bütün mevcudat, o ikisinin söyleşmesi için vardır.
Çokluk bitmiş, yalnız O ve Habibi kalmıştır. Hatta yalnız Allah vardır...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121