10 Kasım 2009 Salı 00:00
228 Okunma
Ruh Güzelliğine Sahip Olmaya Çalışın
Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurdu: "Hayra dair herhangi bir şeye kavuşan kimse, onu mutlu bilsin ve faydalanmaya baksın; çünkü onun ne zamana kadar açık kalacağını bilemez." ~|~

 

Ey cemaat! Fırsatı kaçırmayın. Hayatı ganimet bilin ve ondan faydalanmaya bakın. Mademki bu hayat kapısı açık, bir şeyler elde etmeye koyulun. Yakında o kapı kapanır. Hayır işleri yapmaya güçlü olduğunuz müddetçe hayır yapın. Tevbe kapısı kapanmadan o kapıdan girin. Sonra kapanır, tevbeniz de makbul olmaz. Hâlen dua kapıları açıktır; dua edin, makbul olur. Aranızda iyiliği ile tanınan kimselere koşun. Onların hayır dualarını ve öğütlerini dinleyin; sonra kapılar kapanır, mahrum olursunuz.
* * *
Ey cemaat! Yıktığınızı yapın. Pislettiğinizi temizleyin. Kötülüğünüzü iyiliğe çevirin. Günahla kararan varlığınızı parlatın. Aldığınızı sahibine verin. Efendi'nizden kaçtınız, O'nun kulluğundan uzak düştünüz. Hemen O'na dönün ve tevbe edin.
* * *
Ey evlat! Şu varlık âleminde ve şurada, Hâlık Teâlâ'dan başka kimse yoktur; varlığını O'na bağlarsan kulu olursun. O'nu bırakır, halka koşarsan, onların kölesi olursun.
Sana söz hakkı yok; ta boşluk beyabanlarını ve otsuz tarlaları geçinceye kadar. Bunları geç. İç âleminde Hak'tan gayrı her ne ki var, onu kopar at. Ancak o zaman dilin açılır ve söz hakkın tanınır.
Bilmez misin, Hak arayıcısı her şeyden ayrıdır. Hak'tan başkasına yan çıktığı yoktur. O bilir ki, Hak'tan gayrı her ne ki var, Allah'la kendi arasında perde olur. Bu durumda neye bağlansın? Kime güvensin? Çünkü bağlandığı şeylerin kendisine zulmet getirdiğini tecrübe ile bilir.
* * *
Ey evlat! İnsanların önünde gezen birçok felaketler vardır. Her felaketin de kendine göre hayli dalları vardır. En büyük felaket, sonsuz saadetten mahrum olmaktır. En büyük saadet, ruh zenginliğine ermektir. Bunun için çok çalışmak ve tembel olmamak lazımdır. Tembellik insanı korkunç uçurumlara atar. Telafisi kabil olmayan kin ve düşmanlık tohumları saçar. Tembel olma. İşlerini sağlam yap ve çalışkan ol. Dünyayı çalışanlar kazanır. Âhireti çalışanlar kazanır.
Birçok büyükler, çalışkan ve dinç olmak için, Allah'a yalvardılar.
Ebû Muhammed Acemî şu duayı yapardı: "Allah'ım, bizi dinç ve çalışkan kıl!"
Bununla, "Bizi tembel etme!" demek isterdi. Bunun mânası yücedir. Dil, bunun mânasını tam ifade edemez. Kim ki tadar, hakikati ancak o anlar. İslâm dininin emri dâhilinde halkla iyi geçin. İslâm dini neye iyi derse o iyidir, mübarektir. İslâm dininin yüce emirleri zedelenmediği takdirde halkla geçimin tadı alınır ve hoşluk olur. Aksi olunca iyilik olmaz. Bilakis felâket gelir.
İyiler yapacakları işi bilirler, işlerini yerine ve zamanına göre düzenli tutarlar. Yapacağın işi onlara sor ve onlara danış.

Fethû'r?Rabbanî, Abdülkâdir Geylanî

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100