Bu haber kez okundu.

‘Sakın o konuşmadan sen konuşma’
İki hakemin buluşması için önceden belirlenen vakit geldi. İmam (a.s) başlarında Şurayh b. Hani olmak üzere dört yüz adam gönderdi. Onlara namaz kıldırmak ve işlerini idare etmek üzere Abdullah b. Abbas’ı da onlarla birlikte gönderdi. Aralarında Ebu Musa Eş’arî de vardı. Muaviye de Şamlılardan dört yüz adamla birlikte Amr b. As’ı gönderdi. Taraflar, Dûmet’ul Cendel denilen yerde buluştular. İmam’a (a.s) samimiyetle bağlı bulunan bazı görüş sahibi hikmetli kimseler Ebu Musa Eş’arîye nasihat etmeye başladılar, onu herhangi bir oyuna gelmemek hususunda uyardılar. Karar verilirken basiretli ve ileri görüşlü olmasını tavsiye ettiler, bu yönde büyük çabalar sarf ettiler. Bu yoğun çabalarının nedeni, Amr’ın hileciliğini bilmeleriydi. (Vak’atu’s Sıffin, s.534; Şerh u Nehc’il Belâğa, 2/246).
Tarafların hakemleri Ebu Musa Eş’arî ve Amr b. As buluştular. Ebu Musa siyaset bilgisi kıt, akideye bağlılığı zayıf ve Hz. Ali’nin (a.s) imamlığına bağlılığı ise son derece gevşek biriydi. Amr ise, akıllara durgunluk veren bir entrikacıydı. Ehl-i Beyt’i siyaset meydanından silmeyi kendine gaye seçmişti. Bunu, azatlı Ebu Süfyan’ın azatlı oğlu Muaviye’yle ortaklaşa egemenliği ele geçirmek için yapıyordu.
Toplantı kısa sürdü. Bu kısa süre zarfında Amr, Eş’arî’nin kişiliğinin zayıf noktalarını keşfetti. Bu zayıf noktalardan girerek onu etkisi altına aldı ve istediği gibi yönlendirdi. İkisi, kapalı bir toplantıda, Hz. Ali’yi (a.s) ve Muaviye’yi Müslümanların yönetiminden azledip Abdullah b. Ömer’in yeni halife adayı olarak önerilmesi üzerinde görüş birliğine vardılar.
İbn-i Abbas, derhal harekete geçti ve İbn-i As’ın oyununa gelmemesi için Eş’arî’yi uyardı ve şöyle dedi: “Yazıklar olsun sana! Allah’a yemin ederim ki, eğer ikiniz bir noktada ittifak etmişseniz, bu onun seni aldattığı anlamına gelir. Sakın o konuşmadan sen konuşma. Çünkü Amr, hain ve güvenilmeyen bir adamdır. Onun, ikiniz arasında varılan ittifaka göre hareket etmesi beklenemez. Sen ondan önce insanlara hitap edip görüş belirtirsen, o sana muhalefet eder.”
Fakat Eş’arî, İbn-i Abbas’ı dinlemeyip ayağa kalktı ve konuştu. İmam Ali’yi (a.s) görevden azlettiğini bildirdi. Ondan sonra Amr kalktı, konuşmaya başladı. İmam’ın görevden azledildiğini o da pekiştirdi ve Muaviye’nin halife tayin edildiğini belirtti. (Tarih-i Taberî 4/52; Müruc’uz Zeheb 2/411; el Kâmil Fi’t Tarih, 3/322).
Bu hain plân sonucu Muaviye büyük bir zafer kazanmış oldu. Şamlılar geri dönerek onu Emir’ül Mü’minin diye selâmladılar. Iraklılar ise büyük bir fitnenin girdabına düştüler. İçine düştükleri durumun bir sapma olduğunu anladılar. Ebu Musa, Mekke’ye kaçtı. İbn-i Abbas ve Şurahy da İmam Ali’nin (a.s) yanına döndüler.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100