26 Haziran 2013 Çarşamba 00:00
1500 Okunma
Sesli zikre hor bakan tasavvuftan habersizdir
Necmeddin Kübra Hazretleri şöyle buyurdu:
“Devamlı zikirden maksat ehl-i zikrin dil ile yaptığı zikirdir. Sesli zikrin (zikr-i cehri) çok faydası vardır. Zikr-i cehrinin gayesi Allah’ı nefse duyurmaktır. Çünkü nefis sağırdır ve bağrılmaya muhtaçtır. Yoksa bunun amacı Allah’a duyurmak değildir. O’nun için uzak-yakın, sesli-sessiz fark etmez. Sesli zikre müdahale eden, onu iyi görmeyen, aksine onu gereksiz görenler tasavvufun makamlarından ve sırlarından habersizdirler. Bizim muhatabımız ise bilmeyenle değil âlimlerdir.
İlaca benzetilen zikir ‘La ilahe illallah’ kelime-i tevhididir. Bu kelime ‘nefy’ ve ‘kabul’den mürekkeb bir ilaçtır.
Bu kelime-i tevhid tıpkı bir macun gibi çeşitli tedavi edici unsurlar ihtiva ettiğinden zikirlerin en faziletlisidir. ‘Allah, Allah’ veya ‘Hu, Hu’ şeklinde yapılan zikirden daha faziletlidir. Çünkü bu gibi isimlerde birlik vardır. Fakat kelime-i tevhid çift yönlü bir zikirdir. O’nun için ‘vird-i leyli’ (geceye ait zikir) olması uygundur. Gecede de birlik, tek renk hâkimdir her yerde. Fakat kelime-i tevhidde kesret vardır. Dolayısıyla ‘vird-i nehari’ (gündüze ait zikir) daha önemlidir.
‘Nefy’ kısmı, kalbi hastalıkları doğuran, ruhu hapseden, nefsi, hayvani ve sehevi sıfatları güçlendiren kötülükleri yok eder.
Yani kelime-i tevhiddeki nefy kısmının özelliği kalbi hastalıkları güçlendirmektir. Bir de ruhu hapsetmektir. ‘En yüce sultan’ olan ruha bu yakışmaz. Çünkü onu hapsetmek onu zincire vurmak gibidir.
Nefsin kötü sıfatları ise cahillik, cimrilik, korkaklık, nifak, hased, kibir, kendini beğenmişlik, ikiyüzlülük, aşırı mal sevgisi gibi özelliklerdir. Bunların hepsi de cehennem kapısını açmaya yöneliktir.
Hayvani ve şehevani istekler ise çok yemek, çok içmek, çok uyumak ve cinsel ilişkide bulunmaktır. Bunları kelime-i tevhiddeki ‘la’ nefiy edatı ile süpürmek gerekir.
Kelime-i tevhidin nefy edatıyla başlamasının sebebi budur. Buradaki hikmeti anlayamayanlar kelime-i tevhidin nefyle başlamasını garip karşıladılar.
İsbat ise kalbin sıhhatini ve selametini korur. Böylece onu bu rezil huylardan kurtarır. Kişinin asıl kimliğinden sapmasını önleyerek ahlakında ve hayatında ilahi nurun hâkim olmasını sağlar.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121