12 Aralık 2009 Cumartesi 00:00
343 Okunma
Şâh-ı Velayet Hazreti Ali

Mekke'de büyük bir kıtlık meydana gelmişti. Habîbullah (sav), amcası Ebu Talib'in geniş bir aileyi geçindirmek için oldukça zorluk çektiğini görünce, daha zengin diğer amcası Abbas'a gitti. Çocuklarından herhangi birini evlât edinmesini teklif etti.

~|~

 

Böylece Cafer'i, Abbas; Ali'yi de Hz. Muhammed (sav) evlât edindi.
Bu arada, Zeyd b. Harise isminde genç bir Arap, savaşlardan birinde esir edilmiş, birkaç kez el değiştirmişti. Sonunda Hz. Muhammed (sav), hanımıyla mutabık kalarak onu satın aldı. Belli bir zaman sonra Zeyd'in baba ve amcası, kendisini almak için Mekke'ye geldiler. Fakat Hz. Zeyd'in onlara verdiği cevap aynen şöyleydi:
"Sahibimde öyle birşey gördüm ki, onu ebediyyen herkese tercih edeceğim". Bunun üzerine Hz. Muhammed (sav), Kâbe'nin önünde, Zeyd'i azad ettiğini ve manevî evlât kabul ettiğini herkese ilân etti. Zeyd'in babası ve amcası da onun durumundan emin olarak geri döndüler.
Peygamberimizin (sav) Hz. Ali'yi evlât edinmesi, amcasının fakirliğinden kaynaklanıyordu. Bu sebeple; onun yardımsever bir insan olduğu, akrabalarına ve de insanlara merhamet ile muamele ettiği anlaşılıyor. Hz. Zeyd de bunun misalidir.
Hz. Ali'nin bir lütuf olarak daha çocukluktan peygamber terbiyesi ile yetiştiği, günahın ondan nasip alamadığı görülüyor.
Bilinen bir gerçektir ki, daha sonra velâyetin başı Hz. Ali olmuştur. Onun için ona, şah-ı velâyet denir. Elbette ki, onun da böyle bir terbiyeye ve de Peygamber gibi bir hâmiye ihtiyacı olacaktı. Denilebilir ki; nübüvvetin sahibi olan Hz. Peygamberi Allah (cc); velâyetin başı olan Hz. Ali'yi de Hz. Muhammed (sav) terbiye etti.
***
Tütsülendiği bir sırada, dokuma perdelere sıçrayan bir kıvılcım, Kâ'be'nin yanmasına sebep oldu. Hemen arkasından meydana gelen sel baskını da binayı tamamen harap etti.
Kâbe'yi yeniden inşa etmek için, Hz. İbrahim'in yaptığı yeşil taşlardan meydana gelmiş binanın yerinde kalmasına ve mabedin bir kısmının örtülüp diğer kısmının çatısız kalmasına karar verildi. Çünkü, eldeki malzeme yeterli edğildi. Esasen, Kâbe, dört duvarlı bir oda idi. Yıkılan binaya göre yüksekliğin arttırılmasına, çatısız kısma serbestcçe girilip çıkılmasına karar verildi. Bu kısımda merasimler ve yemin törenleri yapılacaktı.

RAHMETEN Lİ'L?ÂLEMÎN HZ. MUHAMMED (SAV) /
Prof. Dr. Haydar BAŞ'ın kaleminden Gönül Sohbetleri

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100