Bu haber kez okundu.

Sömürgecilikle misyonerlik birbiriyle iç içe
Uygar Avrupa'nın diğer ülkeleri de katliam ve sömürüde kısa aralıklarla İspanya'yı izlediler ~|~



1503'ten başlayarak Portekizliler Brezilya'ya aktılar. Bundan 30 yıl sonra 1553'te Fransızlar Kanada kıyılarını işgal ettiler. Aynı yıllarda İngilizler de bugünkü ABD topraklarının bulunduğu bölgeye çıkartma yaptılar. Hollandalılar Manhattan Adası'na geldiklerinde Peter Minvit burayı 60 Gulden tutarındaki olta ve incik boncuk karşılığında satın aldı ama aynı zamanda Kızılderilileri orada kalmaya ve değerli hayvan postlarını böyle değersiz süs eşyalarıyla değiş tokuşa teşvik etti. "1641'de Wilhelm Kieft Mocihanları haraca bağladı ve Ratiranları aslında beyaz yerleşimcilerin işlediği suçlardan ötürü cezalandrımak için Staten Adası'na asker gönderdi. Ratiranlar bu tutuklamalara karşı direndiler. Askerler Ratiranların dördünü öldürdü. Kızılderililer dört Hollandalıyı öldürerek misillemede bulununca, Kieft, iki köyün herkes uyurken kıyımdan geçirilmesini buyurdu. Hollandalı askerler kadınları, çocukları, erkekleri süngülediler, gövdelerini paramparça ettiler, sonra da köyleri ateşe verdiler".

1519 yılında bu kez başka bir İspanyol Cortes Orta Amerika'ya silahlı bir birlik çıkardı ve kendisini gayet büyük bir törenle karşılayan Kral Montezuma'yı esir aldı ve altın, kıymetli eşya, mücevherat namına ne varsa hepsini gasp ederek gemilere yükledi.
Cortes'ten 12 yıl sonra yine bir İspanyol Pizzaro, Cortes'e özenerek altın hırsı ile bugünkü Peru topraklarına yöneldi. 1532'de Peru'ya ulaştı ve İnkaların imparatorluk sarayına saldırdı, imparatoru esir aldı. Fidye olarak devletin ve halkın elindeki bütün hazineyi istedi. Bütün kıymetli malve eşyalar İspanyol gemilerine taşındı. Ancak Pizzaro sözünde durmayarak imparatoru sarayındaz öldürttü. Ülkeden ayrılırken de arkasında yağmalanmış, yanmış, yıkılmış ve insanların büyük bir kısmı acımasızca öldürülmüş bir şehir bırakıyordu.

"Kolomb ve onu takip eden İngiliz kolonicilerinin işgalinin üzerinden 200 yıl geçtikten sonra Kolomb'u dostça karşılayan Taino yerlileri tamamen ortadan kaldırılmışlardı. Onların ilkel tarım ve el sanatları kültürleri de ortadan kaldırılmış, yerine, kölelerin çalıştığı geniş pamuk çiftlikleri kurulmuştu".
Bütün bu zulüm ve haksızlıkların hep Hıristiyanlık için ve Hıristiyanlık adına yapılmış olması da sömürgecilikle misyonerliğin iç içe, nasıl at başı yürütüldüğünün açık bir misalidir.



Dinî ve Millî Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler /
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100