Bu haber kez okundu.

Söylemleri hak amaçları bâtıl
Sıffin Savaşı günlerce sürdü. Bu çetin çarpışmalar esnasında İmam Ali'nin (a.s) ashabı sabırlarıyla ve hakkın zaferi uğruna kendilerini feda etmeleriyle belirginleştiler. İmam, askerlerine şöyle dedi: "İşin nereye vardığını biliyorsunuz. Düşmanınızın durumunu da görüyorsunuz. Artık son nefeslerini vermektedirler. Olaylar belirmeye başladığı zaman, başlangıcından hareketle sonucunu görmek mümkündür. Onlar, dine dayanmaksızın size karşı direndiler ve bize birtakım zayiatlar verdiler. Yarın sabahın erken saatlerinde onlara bir saldırı düzenleyeceğim. Onları Allah'ın hakemliğine havale ediyorum." (Süleym b Kays'ın kitabı, s.176; el-Kâmil Fi't-Tarih, 3/310).
Muaviye bu olayı haber aldı. Şamlılar arasında hezimet belirtileri de baş göstermişti. Derhal danışmak için Amr b. As'ı çağırdı. Ona dedi ki: "Sadece bir gecemiz var. Yarın Ali kesin darbeyi indirmek üzere saldıracaktır. Ne önerirsin?"
Amr şöyle dedi: "Benim kanaatime göre, senin adamların, onun adamlarının karşısında direnemezler. Sen de onun gibi değilsin. O bir amaç için seninle savaşıyor, sen başka bir şey için onunla savaşıyorsun. Sen hayatta kalmak istiyorsun, o ölmek istiyor. Iraklılar, senin zafer kazanmandan korkuyorlar ama Şamlılar Ali'nin zafer kazanmasından korkmuyorlar. Fakat sen onlara bir öneride bulun; bunu kabul etseler de aralarında ihtilâf çıkacak, reddetseler de. Onları, seninle onların arasındaki meselenin çözümü için Allah'ın Kitabının hakemliğine çağır." (Vak'at-u Sıffin, s.347; Tarih-i Taberî, 4/34).
Muaviye derhal mızrakların uçlarına mushafların takılmasını emretti. Ardından Şamlılar şöyle seslendiler: "Ey Iraklılar! Bu Allah'ın Kitabıdır. Başından sonuna kadar bizimle sizin aranızda hakem olsun. Şamlılardan sonra kim Şamlıların sınırlarını koruyacak? Ve Iraklılardan sonra kim Iraklıların sınırlarını koruyacak?"
Yanıltma ve şaşırtma amaçlı bu çağrı, İmam'ın (a.s) askerlerinin üzerinde yıldırım etkisi yarattı. İnsanlar dalgalanmaya başladılar. Her kafadan bir ses çıkıyordu. Dediler ki: "Allah'ın Kitabına icabet edelim ve ona dönelim." Bu işte en istekli olan kişi, İmam'ın ordusunun büyük komutanlarından biri olan Eş'as b. Kays'tı.
İmam (a.s) onlara şöyle dedi: "Ey Allah'ın kulları! Haklılığınız ve doğruluğunuz üzere kalın ve düşmanlarınızla savaşmayı sürdürün. Çünkü Muaviye, Amr b. As, İbn-i Ebu Muayt, Habib b. Ebu Mesleme, İbn-i Ebu Sarh ve Dahhak, ne din ehlidirler, ne de Kur'ân ehli. Ben onları sizden daha iyi tanırım. Çocukluklarında, sonra yetişkinliklerinde onlarla arkadaşlık ettim. En kötü çocuklar, sonra en kötü yetişkinler onlardı. Yazıklar olsun size! Allah'a yemin ederim ki, mushafları kaldırmalarının tek amacı sizi aldatmak, kararlılığınızı kırmak ve size hile yapmaktır. Söyledikleri haktır ama bununla bâtıl amaçlıyorlar."
Buna karşılık askerler Emir'ül-Müminin'e (a.s) adıyla hitap ettiler ve dediler ki: "Ey Ali! Allah'ın Kitabına davet edildiğin zaman, bu davete uy. Yoksa seni onların eline teslim ederiz veya İbn-i Affan'a yaptığımızı sana da yaparız." İmam'ın (a.s) bu aldatılmışlara karşı yapacak bir şeyi yoktu. Dedi ki: "Eğer bana itaat ediyorsanız, savaşın. Şayet bana baş kaldırıyorsanız, istediğinizi yapın." (Vak'at-u Sıffin, s.481; Tarih-i Taberî, 4/34,35).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100