Bu haber kez okundu.

SUFİLERİN MEKTUPLARI (I)
Bismillahirrahmanirrahim

Seçilmiş kullara ve Allah (cc) için dost olan Fahreddin Muhammed'e selam olsun. Allah (cc) onun himmetini yüceltsin, rahmetini ve bereketlerini üzerine akıtsın.

Cenab?ı Hak, Kur'anı Azimüşşanında, "Birbirlerine Hakkı tavsiye ederler" (Asr/3) buyuruyor. Yazdığınız bazı ilmi eserleri ve Allah (cc) tarafından kuvvetlendirilen hayal gücünüzü, fikirlerinizdeki tazeliği gördüm. İnsan her ne zaman çalışıp kazanmayı terk edecek olursa Allah (cc) tarafından kendisine bahşedilecek olanın tatlılığından mahrum ve aşağılanmış bir yaşayışa mahkum olur. Halbuki mert olan kişi, "Onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rablerinden kendilerine indirileni doğru tutsalardı şüphesiz hem üstlerinden (ağaç meyvelerinden), hem de ayaklarının altlarından (tarladaki ekinlerden) yiyeceklerdi" (Maide/66) ayeti kerimesi gereğince, manevi bereketlerin ulvi yaşantısı ile de olgunluktan nasibini alıcıdır.

Bilindiği gibi alimler, peygamberlerin mirasçılarıdır. Hakiki veraset ise her yönüyle hasıl olan~|~ kamil verasettir. Buna binaen ilim ve iz'an sahiplerinin himmet noksanlığını kabul etmeyerek kamil veraset için çalışmaları lazımdır. İnsan ahlakının güzelliği ve çirkinliği, ilahi bilgileri tahsil etme ve onları ihmal etme nisbetindedir.

Himmeti yüksek olanlar, hadiselerin ve gizliliklerin bilgi ve detayları ile ömrünü geçirip, rabbani hazzı kaybetmemeli ve nefsini fikrin istilasından kurtarmalıdır. Müşahade yolu ile ilahi bilgilere talip olan akıl ve irfan sahipleri, kalbini fikrin istilasından arındırıp kurtarmalı ve himmetin yüceliği gereğince, kabul edip aldığı şeyler hayal aleminin fevkinde olmalıdır. Zira hayal kuvveti, mesela, ilmi, süt, Kur'an'ı, ip, dini kayıt (bağlama, bağlayacak şey, sınırlama), suretlerinde göstermek gibi akli manaları, hissi kalıplara, değiştirip koymakla (bir halden diğer hale geçirmekle) gizli manalara yol gösteren (bilinen bir şey ile başka bir şeyi bildiren, işaret eden) vücut peydah etmiş (cesetlenmiş) nurlardan ibarettir. Bir de himmeti yüce olanların bildikleri şeyler, ne dişi, ne de fakir ve muhtaç olmalıdır. Kendisinden başkası ile kemale gelen her bir şeyin, fakir ve ihtiyacın esiri olduğu bilinmektedir. Bu ise Allah'tan (c.c) başka her şeyin hal ve şanıdır. Bunun üzerine, keşf ve yakin ile ancak Hak Teala Hazretlerinden kabul edip almak üzere himmetin yücelmesine çalışmak lazımdır.

Fikir sahipleri gayelerinin son noktasına ulaştıkları zaman, fikirleri, kendilerinin işitip taklit eden bir kişi haline gelmesine sebep olur. Zira bu çok mühim olan iş, fikrin sükun bulacağı bir yer olmaktan münezzehtir. Fikir devam ettikçe, aklın sükunu ve tatmin olması mümkün değildir. Aklın, fikirle ilgili tasarruflarında belirli bir çizgi vardır ki onu geçemez. Bununla beraber, ilahi bağışların kabulü hususunda da hususi bir kabiliyete sahiptir. Şu halde akıl sahibi bir zat, ilahi cömertlik esintilerine yönelerek kesb ve nazarın kayıtları ile esir ve bağlı kalmamalıdır. Çünkü böyle kaldıkça şüpheden kurtulmuş olamaz.

Hakkınızda iyi niyet besleyen kardeşlerinizden bir zat; bir gün sizi ağlarken görmekle, hazır bulunan diğer zatlar ile beraber sebebini sorduklarında; 'otuz seneden beri, bir konuda bir inanca sahiptim. Bu gün fikrimde açığa çıkan bir delil ile o inancın gerçek olmadığını anladım. Bunun da önceki gibi gerçek dışı olabilmesi korkusu ile ağlıyorum' diye cevap verdiğinizi bana söyledi. İşte bu sizin kendi sözlerinizdir. Akıl ve fikrin mertebesinde kalanların, sakin ve müsterih olmaları kabil değildir.

Ey birader! Nasıl oluyor da bu tehlikeli uçurum gibi yerde kalıyorsun? Ne için Cenabı Risaletmeab aleyhisselatüvesselam efendimiz hazretlerinin emir buyurdukları nefsi terbiye etme ve Allah'ın (cc) tecellilerini görme yoluna girmiyorsun.

Bu yola girersen Cenabı Vacibulvücudun, hakkında; "Kullarımızdan öyle bir kul buldular ki biz ana tarafımız olan rahmet (peygamberlik veya velilik) vermiş ve tarafımızdan, gaybe dair bir ilim öğretmiştik" (Kehf/65) buyurmuş olduğu zatın nail olduğuna sen de nail olabilirsin. Senin gibi bir zata yakışan hal ve şan, böyle bir şerefli ülkeye ve yüce, azim bir mertebeye nail olabilmek için çalışmaktır.

Ömer NECATİ
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100