06 Mayıs 2005 Cuma 00:00
197 Okunma
SULTAN II. ABDÜLHAMİD HAN
Sultan II. Abdülhamid Han, tarihimizin en talihsiz idarecilerindendir. onun talihsizliği daha tahta çıkar çıkmaz başlamıştır. "Kaht?ı Rical" tabirinin tam olarak kullanılabileceği bir devrede tahte oturmuştur. Otuz üç yıllık saltanatı müddetince, koca bir devleti bütünüyle parçalanmaktan kurtarmasına, vatan parçasının Ermeniler ve diğer Avrupalı devletlerce parça parça edilmesini önlemesine, perişan bir vaziyetteki ekonomiyi rayına oturtmasına, çok şümullü kültür ve eğitim seferberliğini başlatmasına rağmen "gelenin keyfi için geçmişe sövmeyi" âdet edinenlerin kaza oklarından kurtulamamıştır. Öyle ki günümüze kadar uzanan bir zaman diliminde Sultan II. Abdülhamid gerçek yönüyle ele almaktan ısrarla kaçınılmıştır. Hakkında gerçekçi bir inceleme yapılmadan Yahudilerin, Ermenilerin ve emperyalist emellerine mani olduğu için Avrupalıların yakıştırdığı "Kızıl Sultan" yaftası bazı yerli tarihçiler tarafından ısrarla kullanılmıştır. Osmanlı tahtında en fazla kalan padişahlardan olan ve bütün Avrupa ülkelerinin, "hasta adam" tabir ettikleri Osmanlı Devleti'ni pay etme sevdasına düştükleri bir devrede tahta oturan Sultan II. Abdülhamid'in hayatı çeşitli cepheleriyle incelendiğinde 19. yüzyılın siyasî ve içtimaî panoraması hakkında enteresan bilgiler alınacaktır. Biz, şahsiyeti en fazla tartışma mevzuu olmuş bir padişahın hayatına devrindeki hadiseleri de ele alarak kısaca göz atacağız. Sultan II. Abdülhamid 21 Eylül 1842'de dünyaya geldi. Babası Sultan Abdülmecid, annesi Tir?i Müjgan Sultan'dır. İyi bir tahsil görmüştür. Arapça, Farsça, Fransızca ve Tarih üzerine dersler almıştır. Ayrıca musıki öğrenmiş, marangozluk sanatında mükemmel eserler yapacak derecede ustalaşmıştır. Öyle ki yaptığı eserlerin yağmadan kurtulabilenleri görenlerce takdirle karşılanmaktadır. Cuma ve bazan vakit namazlarını kıldığı Yıldız Camii'ndeki, kendisinin ve şehzadenin namaz kıldığı mahfillerin tahta işlemesini bizzat kendisi yapmıştır. Sultan II. Abdülhamid, büyük kardeşi Sultan V. Murad'ın 31 Ağustos 1876'da tahttan indirilmesinden sonra aynı gün Topkapı Sarayı'nda tahta oturarak cülus etmiş, 7 Eylül'de Kılıç alayı yapılmıştır. Tahta oturduğunda ikbal uğruna türlü desiseler çeviren şahıslar devletin en mühim kademesinde vazife başındaydılar. Sultan Abdülaziz Han; Abdülhamid Han'ın tahta geçtiği esnada en üst seviyede devlet idaresinde bulunanlardan, Hüseyin Avni Paşa, Midhat Paşa ve Mütercim Rüştü Paşa'nın müşterek çalışmalarıyla ve bizzat Abdülaziz'in üzerine titrediği donanmanın ve ordunun suistimal edilmesiyle 30 Mayıs 1876'da tahttan indirilmiş, daha sonra da bilhassa Hüseyin Avni Paşa'nın planlarıyla 4 Haziran 1876'da saray pehlivanlarınca her iki bilekleri kesilmek suretiyle şehit edilmiştir. Öyle ki bu pehlivan padişah henüz ölmemişken yanına doktor yaklaştırılmamış, ardından Hüseyin Avni Paşa tarafından Beşiktaş Karakolu'na naklettirilmiş, orada hasır üzerine bırakılmıştır. Sultan Abdülaziz Beşiktaş karakolunda can çekişmiş, daha sonra ruhunu Rahman'a teslim etmiştir. ~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100