Bu haber kez okundu.

TASAVVUF EDEBİYATI VII
Ömer NECATİ

Ziyaeddin Abdurrahman Halis'in (ks) Türkçe şiirleri


Şükr lillah mahrem olduk mahzen-i esrardan

Ruşen oldu dide-yi giryanımız didardan

Yoku görmez çeşmimiz sevda-yı aşk-ı yardan

Hab görmez çeşmimiz endişe-i ağyardan

Basbanız genc-i esrar-ı muhabbet bekleriz

Kays idüp sahraya saldı gayret-i aşkın bizi

Mest-i seyda eylemiştir şiddet-i şevkin bizi

Dur idüp zevk-i cihandan lezzet-i zevkin bizi

Suret-i dıvar ediptir hayret-i aşkın bizi

Gayr seyr-i bağ eder biz künc-i mihnet bekleriz

Aşıkız envar-ı hüsnün mazhar-ı dilde görüp

Mesken-i me'lüfumuzdan hüsnünü seyre gelüp

Taliban-ı genc-i aşkız cevher-i candan geçüp

Karvan-ı rah-ı tecridiz hatar havfın çeküp

Kah mecnun kah biz devr ile nevbet bekleriz

Sanma zahid bi eserdir dide-i giryanımız

Aşktan hali değildir sine-i püryanımız

Ateş-i aşk ile yanmış hatır-ı nalanımız

Sanmanız kim giceler bi-hudedir efganımız

Mülk-i aşk içre hisar-ı istikamet bekleriz

Berk-ı hüsnünden nigara şu'le dünyayı tutup

Şöhret-i ~|~avaz-ı aşkın kuh-i sahrayı tutup

Halis-i şeyda tarik-ı aşkta kanlar içup

Yattılar ferhad ü Mecnun mest-i cam-ı aşk olup

Ey Fuzuli biz olar yattıkça nevbet bekleriz

Açıklama:

Hayli müddettir pişmanlık ahının gamını bekleriz

Aşk hanedanında selamet köşesini bekleriz

Ayrılık gecesine düşüp, kıyamet sabahını bekleriz

Nice yıllardır, ayıplanma yerinin başında bekleriz

İrfan ülkesinin padişahının ordusuyuz, ülkeyi bekleriz

Ey gönül! Aşk denizinde dalgalardan sakınma

Aşkta, başından geçmeyen hiç kimse zafer bulmaz

Dergahta, güzelliğinin sevdası için kemer bağlarız

Gece gündüz, dergahın kapısının toprağında otururuz

Değerimizin artması için padişah sarayının kapısında bekleriz

Acı çeken gönlümüz, geceleri, gam yüzünden rahat bulmaz

Yaş akıtan gözlerimiz, gam sahrasında kan döker

Mahbubumuz, sevgilinin aşkının zevkinden başka bir şey değildir

Akbaba gibi dünya leşini istemeyiz

Bir bölük anka kuşuyuz, kanaat kafını bekleriz

Allah'a (cc) şükrolsun. Sırlar hazinesine mahrem olduk

Ağlayan gözlerimiz ,dost yüzünü görmekten dolayı aydınlandı

Sevgilinin aşkının arzusundan, gözümüz fani olan hiçbirşeyi görmez

Düşmanlarımızı düşünmekten gözümüze uyku girmez

Aşk sırlarının gizlendiği hazinenin bekçisiyiz, hazineyi bekleriz

Senin aşkının gayreti, bizi, 'Kays' gibi aşık edip sahraya saldı

Senin şevkinin şiddeti, bizi kendimizden geçirip çılgın bir aşık yaptı

Senin zevkinin lezzeti, bizi dünyanın lezzetinden uzaklaştırdı

Senin aşkının hayreti ile donakalıp duvardaki resimlere döndük

Başkaları, bağ içinde gezip dolaşır, biz sıkıntı köşesinde bekleriz

Güzelliğinin nurlarını, kalbimizdeki tecelligahında görüp aşık olduk

Ünsiyet evimiz olan gönlümüzde güzelliğini seyredip aşık olduk

Can cevherinden geçerek, aşk hazinesinin talep edicileri olduk

Dünya alakalarından soyunma yolunun kervanıyız

Yol tehlikesi korkusundan bazen mecnun bazan ben nöbetleşerek kervanı bekleriz

Ey zahid! Sanmaki ağlayan gözlerimiz, bir şeye delalet etmez

Yanan sinemiz aşktan boş değildir

İnleyen gönlümüz aşk ateşi ile yanmıştır

Sanmayın ki, geceler boyunca olan haykırışımız boşunadır

Biz aşk ülkesindeki doğruluk kalesini bekleriz, çıkardığımız ses bu yüzdendir.

Ey sevgili! Güzelliğinin şimşeğinin aydınlığı dünyayı tuttu

Aşkının sadasının ünü, yerleri gökleri tuttu

Tutkun aşık 'Halis', aşk yolunda kanlar içiyor

'Ferhad'la 'Mecnun', aşk kadehinden sarhoş olup yattılar

Ey Fuzuli! Onlar yattıkça aşk sohbetinin toplantısını biz bekleriz.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100