26 Haziran 2002 Çarşamba 00:00
160 Okunma
Türkiye'yi hedef alan çalışmalar-II
Gökhan DEMİR

Ülkemiz üzerine oynan oyunlar aşama aşama gerçekleşiyor.

a)Yumuşama ve yaklaşma ihtiyacı: Bir fikrin, bir inancın mensubu olmayanlarca benimsenebilmesi için yumuşak bir zeminde yaklaşım göştermek, muhataba hoş görünmek, onu celbetmek şarttır. Sert ve rijit davranışlar hele kin ve düşmanlığa varan tavırların tarih boyunca netice vermediği görülmüştür. Bunu bilen, bu tecrübelerden istifade eden "Papalık Konseyi" yayılıp taraftar toplayabilmek için "Hoşgörü" ve "Diyalogun" lüzumuna inanarak bunu başlatmıştır. Asıl ifadesiyle "müsamaha" başkalarını, onların fikir ve inanç değerlerini saygıyla karşılamak, esneklik göstermek gibi anlamlar taşır. "Hıristıyan literatüründe hoşgörü; acılara katlanmak, istemediği halde başkalarına, onların tavır ve hareketlerine tahammül göstermektir. Dikkat edilirse bu iki mana arasında büyük fark vardır. Hırıstiyan literatüründe "hoşgörü", dinin icabı olarak ve o inancın hedefleri doğrultusunda bazı acılara katlanmaktır ki buradaki karams~|~arlık ve karşı tarafı düşünmeme açıkça sezilmektedir. Bizim literatürümüzde hoşgörü; iyi niyet, fedekarlık , tatlılık ve barışı ifade eder. O halde Papalık Konseyince gündem edilen hoşgörüden anlatılmak istenen bizim anlamak istediğimiz değildir. Papalıkça gündem edilen hoşgörü Hırıstiyanlığın bütün dünyaca kabul görmesini temin için inançları doğrultusunda bir ilkenin tatbike konmasıdır. Yoksa başkalarının menfaati veya fikri için girilmiş bir fedakakarlık değildir. Diyalog ise kelime olarak karşılıklı konuşma, uzlaşma gibi manalara gelir. Esasen diyaloğun mantığında uzlaşma vardır. Uzlaşma ise karşılıklı fedakarlık ve taviz demektir. Karşılıklı alış-verişi yani bir tarafın fazlası diğer tarafın eksiği olduğunu gösterir. Bu insanlar arasında yapılabilir ancak "dinler" arasında olması mümkün değildir. Bunu kabul etmek Allah'a (cc) ve O'nun dinine hakaret etmek olur. Çünkü dinlerarası diyaloğu kabul etmek İslam'ın bir eksiği olduğunu kabul etmektir. "İslam" ekmeldir o tamdır. Allah (cc) bunu böyle buyurmaktadır. Bu diyalogcular, müsaade etsinler de Allah (cc) yarattıklarını onlardan iyi tanısın. Dinlerarası diyalog, hoşgörü diye yollara düşenler "batılı hak, hakkı batıl" yapmaya çalışmaktadırlar. Allah (cc) neyin hak olduğunu; "Benim indimde tek din İslam'dır" diyerek göstermiştir (Al?i İmran: 19).

İki din (biri hak biri batıl) birbirleriyle uzlaşacak; birşey verecek veya alacak, taviz ortaya koyacak, kendi bünyesinden fedakarlıkta bulunacaktır. Neden dinlerarası diyaloğun mümkün olmadığı ortadadır. Her din, itikat, ahlak ve ibadet prensipleriyle bir bütünlük arz eder. Her dinin, nev-i sahsına münhasır bir bütün oluşu onun din olmasının gereğidir. Dinlerin sentezi mümkün olsaydı tarih boyunca bir çok din mevcud olmazdı.

Aslında ilk insan ve ilk peygamberden beri din tek, hakikat de tektir. Hakikat tek ve ekmel tarzda İslam'da karar kılmış son inen ayet islamın kemale erdiğini belirtmiştir.

Allah (cc) müslümanlara tebliğ hakkını neden vermiştir? Hak din İslam'ın dışında olanların, Allah indinde tek din olan İslam'a davet edilmesi için verilmiştir. Şimdi papayla ve hırıstiyan cemaatlerle görüşüp onlara "Gelin İslam'ı seçin, eğer kabul ederseniz Allah size iki defa sevap verecek, eğer seçmezseniz helak olursunuz" demesi gerekirken, ya gafletten, ya dalaletten, yada ihanetten çağdaş misyonerlik olan bu çalışmaların bir parçası olanların durumunu varın siz düşünün. Bu konuyla ilgili bir kaç ayet-i kerimeye göz atıp vehametin ne boyutta olduğunu görelim.

"Şayet ehli kitaptan bir gruba uyarsanız sizi imanınızdan sonra çevirip kafir ederler" (Al?i İmran: 100). "Hırıstiyan ve Yahudilerle dostluk etmeyin, onlar birbirinin dostudurlar, sizden kim onlara uyarsa onlardandır" (Maide: 51). "Doğru yol kendisine apaçık belli olduktan sonra kim peygambere muhalefet edip müminlerin yolundan başka bir yol tutarsa Biz de onu kendi seçtiği yola sevk eder ve cehenneme sokarız" (Nisa: 115). Ayet?i celilelerden görülüyorki "dinlerarası diyalog ve hoşgörüyü" kabul etmek dünya ve ahireti tehlikeye sokmaktır. Cenab?ı Vacibul Vuücud Hazretleri bu hataya düşmüş olanlara hidayet ve hatadan dönmeyi nasib etsin. Bu faaliyetleri destekleyip bizden gözüküp bizden olmayanların şerrinden Allah (cc) tüm İslam alemini uzak eylesin.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121