04 Eylül 2001 Salı 00:00
317 Okunma
Uzun vadeli yıkım planları
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden

Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler


Sömürgeler Bakanı'nın Yardımcısı, ajan Humpher'a kitapla ilgili şunları anlatıyor:

"Yapılması gereken işlerin yapılması esnasında siz yalnız olmayacaksınız. Son derece samimi ve sâdık meslektaşlarınızdan beş bin kişi tüm İslam ülkelerinde bu planların uygulanmasında size yardım edeceklerdir. Sömürgeler Bakanlığı bu alanda gelişme kaydedildiği takdirde bu sayıyı yüz bine çıkarmayı düşünmektedir. Böyle bir grubu yetiştirmede ve gerekli yerlere yerleştirmekte de muvaffak olduğumuz takdirde hiç kuşku yok ki tüm İslam topraklarına musallat olacağız. Tüm İslam ahkâmını mahvetmeye koyulacağız. Ben sana müjde veriyorum, bir asır zarfında istediklerimize kavuşacağız. Eğer bugünkü İngiliz nesli gelecekteki zaferleri göremeyecek olsalar bile sonraki evlatlarımız bu mutlu günleri göreceklerdir. Ne güzel söylemiş İran atasözü; öncekiler ekti biz yedik, şimdi biz ekiyoruz gelecektekiler yesin diye. Büyük Brita~|~nya İslam'ı parçalamakta muvaffak olduğu vakit, Hıristiyanlık alemi bu 12 asırda katlandığı tüm eziyet ve zahmetlerden kurtulacaktır. Müslümanlar bu süre zarfında bize çok kere saldırmış bir çok savaş açmışlardır. Hıristiyanlığa hiçbir yararı olmayan haçlı savaşları gibi. Moğol hücumları plansız ve amaçsız başlatıldığı için onca yağma, yıkma ve tahribata rağmen İslam'ı yok edemedi.

Ancak bizim İslam ile olan savaşımız Moğollar gibi sadece bir takım askerî harekâtlar ve yakıp yıkmalar, yağmalamalar değildir. Bu işte de pek acelemiz yoktur. B. Britanya Devleti ciddi bir mütalaa ve çok iyi bir planlama ile İslam'ın yok edilişi için adım atacaktır. Ve düzenli ve dakik planların uygulanmasını sabırla izleyecektir. Sonunda amacına ulaşacaktır. Tabii ki zaruret icap ettiği zamanlar ateşli silahlarımızla da saldıracağız. Ancak savaş son başvuracağımız yoldur. Buna da İslam topraklarında tam hakimiyet elde edince bize başkaldıranları ezmek için başvuracağız. Kuşkusuz ki İstanbul hükümdarları (Osmanlılar) çok zeki ve uyanıktırlar. Planlarımızı İslam ülkelerinde kısa vadede uygulama izni vermeyeceklerdir. Bu nedenle orta halli aileler için yaptırdığımız okullarda çocukları eğitmeliyiz. O bölgede çok sayıda kilise inşâ etmeliyiz. İçki, kumar ve fuhşu öyle yaygınlaştırmalıyız ki genç nesil dinden tamamen yüz çevirsin. İslam ülkeleri yöneticileri arasında anlaşmazlık ve keşmekeşliği körüklemeliyiz. Fitne ve kargaşa ateşini tutuşturmalıyız. Devlet adamlarını, esnafı ve güçlü kişileri kurnaz ve güzel Hıristiyan kadınlarının pençesine düşürmeliyiz. Bu güzel yüzlü dilberleri onların toplantılarına sokmalıyız. Tâ ki onlar siyasi ve dinî güçlerini kaybetsinler. Halk onlara kötü gözle baksın. Haklarında kötü düşünsün. İslam'a duydukları iman azalsın. Neticede İslam âlimleri, devlet ve halk arasındaki güçlü ilişki, birlik?beraberlik kopacak işte tam o sırada yıkıcı ve yakıcı savaş ateşleri tutuşturulacak. Ve İslam'ın kökünü bu ülkelerde dipten kazıyacağız".

Aynı Sömürgeler Bakanlığı'nın kısaca "böl, yok et" şeklinde özetlediği bir diğer planın da bazı maddeleri şu şekildedir:

1. İslam ülkelerinin bazı arazi, şehir ve köylerini gayrimüslimlere tahsis etmelerini teşvik etmeliyiz. Örneğin Medine'ye Yahudiler, İskenderiye Limanı'na Hıristiyanlar, İran'ın Yead şehrine Zerdüştler, Irak'taki Amare'ye Sabiiler (Hıristiyanlığın bir kolu), Kirman Şah'a Aliyülahiler vs. iskân edilmelidir. Lübnan'da Trablus Durzi kabilelere, Garz Şii Alevilere, Maskat Haricilere tahsis edilmelidir. Bu bölgeleri azınlıklara bıraktıktan sonra onları maddî, askerî ve savaş teçhizatı bakımından desteklemeliyiz. Siyasî ve askerî uzmanlar göndererek bu azınlıkların gelecekte Müslümanların gözüne bir diken gibi batması için ciddi bir şekilde çalışmalıyız. Onların bölgede yavaş yavaş büyümeleri, etkinlik kazanmaları ve iktidarı ele geçirmeleri Müslüman hükümetlerin yok olmasına, İslam nüfusunun zayıflamasına sebep olacaklardır.

2. Güçlü Osmanlı ve İran Devletleri'ni parçalayarak küçük yerli yönetimler icad etmek, bir taraftan da onlar ile merkezî hükümetler arasında çatışma ve anlaşmazlık çıkarmak, diğer taraftan bu gün Hindistan'da uygulanan program gibi "böl, yönet" daha açık bir dille "böl, yok et" planını uygulamak için çok dakik ve uygulanabilir bir harita hazırlanmalıdır.

3. Düzgün ve planlı bir şekilde İslamî bölgelerde uyduruk mezhep ve inançların propagandasını yapmalıyız. Öyle ki propaganda yapıldıktan sonra çeşitli halk kitlelerine müsait fikrî zeminler oluşturulabilsin. Mesela İranlılar imamlarına karşı aşırı bir ilgi duymaktadırlar. Hüseyin Allahî mezhebi, Hz. Sadık'a tâbi olan mezhepler, gaip imam (Mehdi) ile Ali bin Musa Rıza hakkında aşırı mübalağada bulunarak "sekiz imamî fırkası" propagandaları yapılabilir. Bu mezhepler için uygun yerler şu bölgelerdir: Hüseyin Allahî mezhebi için Kerbela, Hz. Sadık'a tâbi olanlar için Isfahan, Mehdi'ye tâbi olanlar için Samara, Sekiz İmamî Mezhebi için Meşhed.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100