07 Kasım 2008 Cuma 00:00
249 Okunma
Vahiy geldiğinde Resulullah'ın hâli nasıl olurdu?
Hz. Ömer (ra) anlatıyor:
"Resulullah (as)'a vahiy indiği zaman yüzünün yakınlarında arı uğultusu gibi bir ses işitilirdi. Bir gün, O'na vahiy indirildi. Bir müddet öyle kaldı, sonra o hâl açıldı. O da Mü'minün Sûresinden ilk on ayeti okudu: ~|~

 

"Müminler kurtuluşa ermiş, umduklarına kavuşmuşlardır. Onlar namazlarını Allah'tan korkarak, hürmet ve tevazu içinde ve tâdil?i erkan ile kılarlar. Onlar dünya ve ahiretlerine faydası dokunmayan her türlü şeyden yüz çevirirler.
Onlar nâil oldukları her türlü nimetin zekatını aksatmadan verirler. Onlar namuslarını korurlar. Ancak hanımlarına ve cariyelerine karşı müstesna; bunlarla olan yakınlıklarından dolayı kınanmazlar. Kim helal sınırını aşarak bunların ötesine geçmek isterse, işte öyleleri haddini aşmış olanlardır. O müminler ki, Allah'a ve kullara karşı olan emanet ve mesuliyetlerini yerine getirirler ve sözlerinde dururlar. Onlar namazlarını devamlı olarak vaktinde ve şartlarına riayet ederek kılarlar. İşte onlar varislerin tâ kendileridir. Onlar Firdevs cennetine varis olurlar. Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır" (Müminun: 1-11)
Arkadan dedi ki: "Kim bu on ayeti yerine getirirse cennete girer".
Sonra kıbleye yöneldi ve ellerini kaldırıp: "Allah'ım (hayrımızı) artır, bizi (iyilik yönüyle) noksanlaştırma. Bize ikram et, zillete düşürme. Bize ihsanda bulun, mahrum etme. Bizi tercih et (düşmanlarımızı) bize tercih etme. Allah'ım, bizi râzı kıl, bizden de râzı ol" buyurdular"
Resulullah ilk safhada yalnızlık muhabbetinin şevkiyle Hira mağarasına gitmiş, ibadete gark olmuştu. Bu mağaraya çekilme safhasının, bir ay kadar devam ettiği ve bunun Ramazan ayında vukû bulduğu bilinmektedir.
Resulullah bu safhada Hz. Cebrail'i Mekke?i Mükerreme'nin Ecyad olarak bilinen mevkiinde görür. Cebrail aleyhisselam: "Ey Muhammed!" diye bağırır. Sağa, sola, öne, arkaya bakar fakat kimseyi göremez. Derken başını semaya kaldırır. Onu, semayı gözün alabildiğine kaplamış olarak bir kürsü halinde oturmuş görür:
"Ey Muhammed! Ben Cibril'im, Cibril'im!" der. Aleyhisselatu vesselam bu manzaradan korkar, kaçıp kalabalığa karışır ve bir şey görmez olur. Bilahare kalabalıktan çıkınca aynı ses yine çağırır. O da tekrar kaçardı...

Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100