Bu haber kez okundu.

Veda Haccı ve Hutbesi
İman Esasları

Bu sebeple Veda Hutbesi'nin tahlili çerçevesinde, mükellef insanın en temel vasfı olan kamil imanın ne olduğunu özetle aktarmak yerinde olacaktır. Bu, aynı zamanda "Uluhiyet Gerçeği" karşısında insanın durumunu ortaya koymaktır. Keza bu, Tevhid inancının her türlü bid'at ve nifak unsurlarından arındırılarak öz ve saf haliyle tarif ve takdimidir. Şimdi mükellef insanın taşıdığı iman esaslarını aktarıyoruz:

'Emin olmak' fiilinden türeyen "îman" kelimesinin lügat mânâsı, kötü akibetten emin bulunmak, güven halinde olmak demektir.

Akaid biliminde iman; hem Allah'ın varlığına ve kemâl sıfatlarına, hem de Hazreti Muhammed Aleyhisselâm'ın hak peygamber olduğuna ve Allah'dan getirdiği bütün hükümlere kalb ile inanmak ve bu inancı dil ile de söylemektir. Bundan anlaşılıyor ki, özet olarak imanın iki rüknü vardır:

Allah'ın varlığına inanmak,

Hazreti Muhammed'in (sav) peygamberliğine inanmak.

İmanın alâmeti ve ifadesi sayılan ve iki cümleden ibaret olan "şehadet kelimesi" de b~|~u mânâları taşımaktadır: "Eşhedü ellâ ilâhe illallah; ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlühü = Şahidlik ederim ki, Allah'dan başka (ibadete lâyık) bir ilâh yoktur; yine şahidlik ederim ki, Hz. Muhammed O'nun kuludur ve peygamberidir." Bu şehadet kelimesine kalbi ile iman edip de onu dili ile söyleyen kimse, inancını zedelemediği müddetçe mü'mindir, Müslümandır. Şimdi bu iki esası biraz açıklayalım:

Allah'a iman

Allah'ın varlığına inanmak ve O'na îman etmenin iki yönü vardır:

Allah'ın zatına îman etmek,

Allah'ın sıfatlarına îman etmek.

Allah Teâlâ Hazretlerinin zatına îman etmek

Bunun için, önce O'nun varlığını delillerle ispat etmek icap eder. Allah'ın varlığını ispat etmek, îmanın kalpte karar kılmasına vesîle olur. Allah Teâlâ'nın varlığına şahidlik eden aklî delillerin en büyüğü, şu gördüğümüz ve üzerinde ilim yaptığımız âlemdir. Canlı ve cansız diye ayırdığımız bunca yaratıklar üzerinde yapılacak olan araştırma ve deneyler bizi şu sonuca ulaştırır: İlmî araştırma yapabildiğimiz eşyaların zerresinden tutun da, güneş sistemi gibi, en büyük âlemlere kadar her varlıkta üstün bir san'at, üstün bir kuvvet hakimiyeti ve insanoğlunu acziyete düşüren sayısız hikmetler vardır. Mahlûkat içinde en güçlü sayılan insan, hakim değil, üstün bir kudretin mahkûmudur, esiridir. Her şey bir ilim ve ölçü ile, yıkılmaz bir kudretle yaratılmış. Arz dönüyor, yıldızlar dönüyor, Güneş dönüyor, nihayet bütün âlem dönüyor. "Her şey bir yörüngede yüzmektedir." Öyle bir hareket ki, ilmî hatası yok, trafik tıkanıklığı yok. Yüzbinlerce yıldan beri değişmiyen düzen, aynı hareket, aynı metanet, aynı ölçü...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100