Bu haber kez okundu.

Vuslatın basamağı: Mİ'RÂC
Mescid?i Aksa'da Burak'ın görevi bitmiştir. Bundan sonraki yürüyüş, yine manevî bir vasıta ile olmuştur ki, buna Mi'rac denmektedir. "Şimdiye kadar ondan daha güzel birşey görmedim. Ölünüz, son nefesinde gözlerini ona diker", buyurmuşlardır.

Peygamberimiz (sav), Cebrail ile "yedi kat göğü geçmiş, bu seyir esnasında birinci kat semâda Hz. âdem, ikinci kat semâda Hz. İsa ve Yahya, üçüncü kat semâda Hz. İdris, beşinci kat semâda Hz. Harun, altıncı kat semâda Hz. Musa ve yedinci kat semâda Hz. İbrahim (as) ile mülakat etmişler, merhabalaşmışlardır.

Öyle bir fezâya çıkarıldı ki Allah Elçisi, orada kaderleri yazan kalemlerin cızırtılarını duyuyordu. Ve nihayet, Allah Resûlünün önüne Sidre?i Münteha sahası açıldı. Allah'tan başkasınca bilinmeyen makamlar gösterildi 5. Bu, son noktadır. Hiçbir varlık, o noktadan bir adım öteye geçemez. Belki de bu saha, varlıkların yaratılış sebebi olan Hz. Muhammed (sav) için halkedilmiş, sadece peygamberimiz için bir defaya mahsus olarak kullanılmıştır. Do~|~layısıyla, bundan öteye geçmek Cebrail'in de haddi değildir. Cebrail (as); "Bu, Sidretü'l?Münteha'dır", der .

Sidre?i Münteha'dan öteye yolculuk Refref'le olmuştur. Esasen, zaman ve mekân kabuğunu delen sır da Refref'de gizlidir. Zira Refref, muhabbetullahtır. O, bu seyirdeki vasıtaların zübdesidir, vuslat aracıdır. Madde planında "yeşil bir perde"ye teşbih olunur. Dost, dostuna vasıl olurken yalnızdır artık; Zât, sıfat ve esmâ tecellilerine muhataptır. Kendi diliyle söylersek; "İbrahim'in (as) halilliğe, Musa'nın (as) kelâma, Muhammed'in (sav) ru'yet'e mazhar olmasına şaşıyor musunuz?!".

'Kul'unun mi'racını Rabbimizden dinleyelim: "Battığı zaman andolsun yıldıza ki, arkadaşınız (Muhammed (sav) sapmadı, azmadı da.

O, kendi arzularına göre de konuşmaz.

Onun (anlattıkları), kendine vahyedilenden başka birşey değildir. Ona (müthiş kuvvetli melek olan Cebrail) öğretti.

Akıl ve görüşünde kâmil bir melektir. Hemen doğruluverdi.

Ve o, en yüce ufukta idi.

Sonra yaklaştı, derken sarkıverdi. İki yay kadar, yahut daha yakın oldu.

O zaman 'Kul'una vahyedeceğini vahyetti.

Gözleriyle gördüğünü kalbi de yalanlamadı.

Gördükleri hakkında kendisiyle tartışacak mısınız şimdi?!

Andolsun onu, Sidretü'l?Münteha'nın yanında önceden bir kere daha görmüştü.

Cennetü'l?Me'va da onun yanındadır.

Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.

Gözü ne şaştı, ne de haddi aştı.

Andolsun ki; Rabbinin âyetlerinin en büyüklerinden olanlarını gördü" .

Vuslat yolunun yolcusuna kimi kere güzellikler, cemal ve hikmet tecellileri gösterilir. Çilelere, azaplara da şahit olur bazen. Nitekim cehennem de gösterilmişti ona. Fakat, hiçbirine takılıp kalmadı. Zira, seyri Hakk'a olanın herşeyi ile Hakk'a yönelmesi, vuslat için şarttır. Cenâb?ı Hak, Habibini bu sebeple övdü. Herşeyi ile Rabbine yönelmişti o. Ne çarpıcı bir övgü! "O dem ki, Sidre'yi bürüyen bürümüştü. Göz ne şaştı, ne de haddi aştı".

Allah Resûlü, ümmetine hediyelerle döndü. Rabbimizden hediyeler... Dost meclisinde bizden de bahsedildi demek ki! âlemlerin Rabbi, biz kullarını; Alemlerin Efendisi biz ümmetini hiçbir zaman unutur muydu!

Rabbanî hediyelerin başlıcaları şunlardı:

* Bakara sûresinin son âyetleri.

* Beş vakit namaz.

* Muhammed (sav) ümmetinden Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayanların bağışlanacağı müjdesi .

Peygamberimiz Cennette

Resûlullah (sav), Cebrail (as) ile birlikte Cennetin kapısına vardılar. Cennetin duvarları gümüşten, inciden, yakut ve zümrüttendi. İnce, beyaz ve güzel 'Huri kızları'nın başlarında yakut taçlar vardı.

Cennet ehli istediğini yer, içerler. Nehirlerin kıyıları beyaz incidendir. Çakıl taşları, yakut ve zümrüttür. Daha sonra Resûlullah (sav), Allah'ın kendisi için yarattığı Kevser havuzunu gördü. Kevser; sütten beyaz, baldan tatlı, kardan soğuk, miskten güzel kokuludur.

Peygamber, kırmızı yâkuttan bir köşk gördü. Bu, Hz. Ebubekir'in köşküydü. Yeşil zümrütten bir köşk gördü. Bu, Hz. Ömer'in köşküydü. Yine büyük ve hoş olan iki köşk gördü. Bunlar da Hz. Osman ve Hz. Ali'nindiler.

Prof. Dr. Haydar BAŞ

(Rahmeten?lil Alemin)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100