15 Aralık 2009 Salı 00:00
467 Okunma
Yaratan Rabb'inin adıyla oku
Her devirde, yüksek fazilete sahip bir insan, çevresini nezih bir hayata çağırdığında, davetlinin hayranlık ve itimadı galip gelip, iman etmesi sözkonusudur. ~|~

 

Fakat, karşısındakinin faziletli karşısında ezilen insanın nefsinde kibir, haset, aşağılık kompleksi gibi nefsi hastalıkların açığa çıkması da mümkündür ki, bu takdirde kişi, küfrün en kuvvetli mümessillerinden biri olabilir.
İlk vahyin gelişi ve risaletin başlangıcı
Habibullah (sav) otuzsekiz yaşına girmişlerdi. Bir sene boyunca gaibden sesler duyup, bazı nurlar gördüler. Daha sonra Allah'ın sevgilisi, altı ay kadar süren sadık rüyalar görmeye başladılar. Gördükleri rüyalar apaçık ortaya çıkıyorlardı. Hz. Muhammed (sav) yaşadıkları bu haller üzerine, yalnızlık aramaya başladılar. Toplumun zülmetinden sıkılıyor; yalnız kalmayı arzuluyorlardı.
Resullah (sav) halvet yeri olarak Mekke'ye 5 km kadar uzakta bulunan Hira mağarasını tercih etmişlerdi. Dedesi Abdulmüttalip de Ramazan aylarında bu mağarada inzivaya çekilirlerdi. Allah Resulü sık sık bu mağaraya çekilip ceddi Hz. İbrahim'in dini üzere ibadet ve dua ediyor; insan ve kainatın yaradılış sebep ve hikmetleri üzerinde derin düşüncülere dalıyorlardı.
610 senesi, Ramazan ayının 27. gecesi idi. 40 yaşına gelmiş olan Hz.Muhammed (sav), o senenin Ramazan ayını bu mağarada geçiriyordu. Seher vaktine doğru, vahiy meleği Cebrail (as), Allah'ın Habibine insan süretinde gözükerek hitap etti ve Kur'an'ın ilk ayetlerini kendisine okudu...
 Resullah (sav) olayı şöyle anlatıyor; "Bana kendisinin Cebrail adlı melek olduğunu ve Allah'ın, beni Peygamber olarak seçtiğini bildirmek için geldiğini söyledi. Bana abdest almayı ve istincayı öğretti. Temiz olarak dönünce; "Oku!" diye emretti. 'Ben okumayı bilmiyorum' diye cevap verdim. Beni kollarının arasına alıp sıktı. Sonra yere bırakarak; "Oku!" diye emretti. Ben yine okuma bilmediğimi söyledim. Beni tekrar ve daha kuvvetli bir şekilde sıktı. Tekrar "Oku!" dedi. Ben okuma bilmediğimi tekrarladım. Bu sefer beni üçüncü defa sıkarak bıraktıktan sonra dedi ki; "Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir kan pıhtısından (embriyo) yarattı. Oku! Rabbin nihayetsiz kerem sahibidir. Kalemle yazmayı öğreten O'dur. İnsana bilmediğini O öğretti." (Alak, 1?5). Allah Resulü de, Alak süresinin bu ilk ayetlerini tekrar etti, inen ayetler, Resulullah'ın hem diline hem de kalbine yerleşmişti. Hemen ardından Melek kayboluverdi. Heyecan ve şaşkınlık içerisinde Hz. Resul mağaradan çıkarak evine doğru yola koyuldu. Yolda hayreti bir kat daha arttı. Zira ağaçlar, dağlar, taşlar, çiçekler; "Esselamü aleyke ya Resulallah" diyerek kendisini selamlıyorlardı.

RAHMETEN Lİ'L?ÂLEMÎN HZ. MUHAMMED (SAV) /
Prof. Dr. Haydar BAŞ'ın kaleminden Gönül Sohbetleri

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121