Bu haber kez okundu.

Yaratılış Hakikatleri
Harun YAHYA

Yerçekimi Kuvvetindeki Hassas Ölçü


Evrendeki fizik kanunları dört temel kuvvet üzerinde işler. Bunlar, "yerçekimi kuvveti", "elektromanyetik kuvvet", "güçlü nükleer kuvvet" ve "zayıf nükleer kuvvet"lerdir. Bu kuvvetleri evrenin şimdiki biçimiyle var olabilmesi ve yaşama imkan sağlayabilmesi için sonsuz kuvvet sahibi olan Allah, mükemmel bir uyumla yaratmıştır.

Evrendeki düzene etki eden kuvvetlerin en önemlilerinden biri "kütle çekimi" veya diğer adıyla "yerçekimi" (gravitasyon) kuvvetidir. Newton, bu gücün yalnızca elmaları ağaçtan düşürmeye değil, aynı zamanda gezegenleri de yörüngelerinde tutmaya yarayan esrarlı bir güç olduğunu söylemişti. Einstein ise olaya daha derin bir boyut getirerek kütle çekiminin dev yıldızları nasıl içlerine çökertip kara deliklere dönüştürdüğünden bahsetmişti.

Yerçekimi kuvveti evrenin en kritik kuvvetlerinden biridir. Evrenin genişlemesini kontrol altında tutan kuvvet de yine aynı kütle çekimi kuvvetidir. Kütle çekim kuvveti, tam ~|~da şu an içinde yaşadığımız evrenin oluşabilmesine olanak verecek bir sabit sayısal değere sahiptir.

Başlangıçta kütle çekim kuvvetindeki çok hassas bir değişiklik dahi evrenin ve hayatın sonu olurdu. Eğer kütle çekimi şimdikinden biraz daha fazla olsaydı, yıldızların oluşumu daha kısa sürede gerçekleşecek ve uzaydaki en küçük yıldızın dahi kütlesi bizim Güneşimiz'in en az 1.4 katı büyüklüğünde olacaktı. Bu tür büyük yıldızlar ise o derece hızlı ve kararsız biçimde yanarlar ki, etraflarındaki gezegenlerde hayatı oluşturacak şartların meydana gelmesi imkansızlaşır. Yaşam için ancak bizim Güneşimiz'in boyutunda yıldızlara ihtiyaç vardır.

Dahası kütle çekimi şimdikinden biraz daha kuvvetli olsaydı, evrendeki büyük yıldızların hepsi birer kara deliğe dönüşmüş olacaktı. Bu arada en küçük gezegenlerdeki yerçekimi dahi o kadar güçlü olacaktı ki, böceklerden daha büyük hiçbir nesne ayakta kalmayı başaramayacaktı.

Eğer kütle çekimi biraz daha zayıf olsaydı, o zaman da uzaydaki bütün yıldızlar en fazla bizim Güneşimiz'in 0.8'i büyüklüğünde bir kütleye sahip olacaklardı. Bu küçüklükteki yıldızlar her ne kadar etraflarındaki gezegenlerde hayatı destekleyecek ölçüde uzun ve kararlı biçimde yansalar da, bu sefer gezegenleri ve canlılığı oluşturacak ağır elementler evrende oluşamayacaklardı. (Demir ve daha ağır elementler ancak devasa yıldızların çekirdeklerinde üretilebilir ve sadece bu tür ağır yıldızlar berilyum ve daha ağır elementleri yıldızlar arası uzaya yayabilirler. Bu elementlerin varlığı ise canlılık için zorunludur.)

Kütle çekim kuvvetindeki bu tür çok küçük oynamalar canlılığın, yani insanlığın meydana gelmesini doğrudan engelleyecektir. Kütle çekimindeki büyük çaplı değişiklikler ise ortada evren diye bir kavramın kalmamasına neden olacaktı. Kütle çekim gücünün biraz fazla artması halinde evren genişleyemeden içine çökecek, biraz fazla azaldığı takdirde ise hiçbir yıldız ya da galaksi oluşamayacaktı. Kainat sadece boşta dolaşan atomlardan oluşacaktı.

Bugün Dünya'da yaşayabiliyor olmamız göstermektedir ki, bu olumsuz ihtimallerin hiçbiri gerçekleşmemiştir. Aksine evrenin her detayını Allah, kusursuz bir plan ve denge ile yaratmıştır. Sonsuz kudret sahibi olan Allah, içinde yaşadığımız evreni olağanüstü bir "mucizeler zinciri" ile ve tam bir uyum içinde yaratmıştır. Mülk Suresi'nde şöyle buyrulmaktadır:

"O, biri diğeriyle 'tam bir uyum' içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman'ın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk' göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir."

(Mülk Suresi, 3-4)
Anahtar Kelimeler:
yaratılış hakikatleri
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100