08 Aralık 2012 Cumartesi 11:43
7543 Okunma
Yezid’i Hüseyin korkusu sarıyor

Yezid tarafından kendisine gönderilen uyarı mektuplarını dikkate alan Ubeydullah bin Ziyad, İmam Hüseyin (a.s.)’ı Kûfe’ye gelmeden yakalamak için planlar hazırladı. İlk olarak Kûfe’nin emniyet amiri Husayn bin Numeyr komutasında 4000 kişilik bir süvari birliğini Kadisiyye’ye göndermiştir. Bu birlik içinden Kadisiyye’den Haffan ile Kutkutane ve La’la’ya kadar olan bölgelere atlılar yerleştirildi.       

Bu sayede Kûfe’den İmam Hüseyin (a.s.)’a yardıma gidilmesinin önünü kesmişlerdir.
Bu askerlerin yerleştirildiği ordunun yanında Hürr bin Riyahî komutasında bir diğer birliği de İmam Hüseyin (a.s.)’ı yakalayarak Kûfe’ye yanına getirmeleri için görevlendirdi.  
***
İmam Hüseyin (a.s.) Rumme vadisine geldiğinde Kûfe’deki halka ikinci bir mektup göndermişti. Bu mektupta Tevriye günü Mekke’den ayrılarak onlara doğru yol aldığını bildiriyordu. Hz. Hüseyin bu mektubu Kays b. Müshirü’s-Saydavî ile göndermiştir.  
İmam Hüseyin’in Kûfe halkına gönderdiği mektup şöyledir:

“Bismillahirrahmanirrahim.
Hüseyin b. Ali’den mü’min ve Müslüman kardeşlerine…
Selam üzerinize olsun. Size kendisinden başka ilah olmayan Allah’ı överim.
Müslim b. Akil’in mektubu bana ulaştı. Mektubunda iyi düşüncelerinizi, ileri gelenlerinizin bize yardım etmek ve hakkımızı talep etmek noktasında görüş birliği içinde olduğunu bildiriyordu.
Allah’tan işimizi güzel kılmasını ve bundan dolayı size  büyük bir mükafat vermesini diledim.
Zilhicce ayının sekizi olan Tevriye günü, size katılmak üzere Mekke’den ayrıldım. Elçim size geldiğinde, yapmanız gerekeni hızla ve kararlılıkla yapın. Şu günlerde size geleceğim.
Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.”  

Mektubu getiren elçi Kadisiyye’ye gelince Husayn bin Numeyr tarafından yakalanmıştır. Kûfe Valisi İbn-i Ziyad’ın yanına getirilmiştir.  

İbn Ziyad, İmam Hüseyin (a.s.)’ın Kûfeliler’e elçi olarak gönderdiği Kays b. Musahhar es-Seydavî yi yakalayınca, minbere çıkıp Hüseyin (a.s.)’a ve babasına sövmesini emretti.
Kays minbere çıktı, Allah’a hamd etti, onu övgülerle zikretti. Sonra şöyle dedi: “Hüseyin b. Ali (a.s.) Allah’ın kullarının en hayırlısıdır. O, Resûlullah (s.a.v.)’in kızı Fâtıma (a.s.)’ın oğludur. Ben de onun tarafından size gönderilmiş bir elçiyim. Zirrimme vadisindeki Hacir bölgesinde ondan ayrılıp  geldim. Şimdi onun çağrısına icabet edin, onu dinleyin ve ona itaat edin.”
Ardından Abdullah bin Ziyad’ı ve babasını lanetledi. Ali (a.s.) ve Hüseyin (a.s.) için bağışlanma diledi.

Bunun üzerine İbn-i Ziyad’ın emriyle sarayın damından aşağıya atıldı, parçalanarak öldü.”          

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100